
Kime güveneceğiz?
01 Subat 2022 11:19:50
Sefai BARAN
Bir hanımefendi düşünün.
Londra'da doğsun.
Boğaziçi’nden mezun olsun.
Boston’da yüksek lisans yapsın.
CNN dâhil yerli ve yabancı basın kuruluşlarında görev yapmış olsun.
Hatta onun da ötesine geçerek iletişim doktorasını alsın.
Kitlelere etkili iletişim dersi veriyor olsun.
Sahip olunan bu değerler onu diğerlerine göre avantajlı kılar, bu kesin.
Ancak bu onu aynı zamanda daha çok sorumlu kılar.
Zira eğitimci sıfatıyla kitlelerin önüne geçenlerin hepsi artık birer rol modeldir.
Rol modellerin üzerinde her daim beyaz kaftan vardır.
O nedenle rol modeller oturmalarına kalkmalarına, yazmalarına konuşmalarına dikkat etmek zorundadır.
Zarafetten ödün vermemelidir.
Peki, iletişim uzmanı bir hanımefendi ne yaptı!
Bir televizyon konuşmasında edep dışı ağır ifadelerle Cumhurbaşkanı’na hakaret etti.
Bu hakaretiyle toplumun tüm kesimlerinden tepki aldı.
Herkes edep ve hukuk çerçevesinde eleştirilebilir.
Oysa bu hanımefendinin kullandığı üslup son derece kabadır ve hiçbir mecliste karşılığı yoktur.
Hele hele bu üslup, topluma iletişim dersi veren bir eğitimciye hiç ama hiç yakışmaz, yakışmadı da.
Bilahare öğrendik ki bu sizin bu konudaki ilk vukuatı değilmiş.
Cumhurbaşkanı’na hakaretten açılan davada daha önce de hapis cezası almış.
Demek ki en iyi üniversitelerde ilim tahsil etmesi, doktora yapması edepli olmasına fayda sağlamamış.
Galiba Yunus’un “Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep, dediler ilim geride, illa edep illa edep” sözü tam da bu kişiler için olsa gerek!
Yetmedi.
Hanımefendi, edep kabından taşan sözü yetmezmiş gibi herkesin şaşkınlıkla izlediği sıra dışı bir olaya daha imza attı.
Polis nezaretinde ilerlerken, elleri kelepçeli olmadığı halde kelepçeliymiş gibi yapmak suretiyle senaryosunu kendisinin yazdığı akla ziyan bir oyunu sahneye koydu.
Hakaretamiz sözleri gibi kamuoyunu yanlış yönlendirmeye yönelik bu davranışı da herkesin tepkisini çekti.
Hanımefendinin sözü de arızalı, eylemi de.
Örnek alınacak hiç bi’şeyi yok.
Görünen o ki artık mızrak çuvala sığmıyor.
Böyleleri yüzünden rol modellere olan bakış açısı değişiyor, değerler aşınıyor.
Toplum hızla güven erozyona uğruyor.
ETİKETLER : Yazdır









