
KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUYOR!
08 Ocak 2021 00:12:32
Sefai BARAN

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in idam tartışmaları, bugünlerde yeniden gündemin kaptan köşkündeki yerini aldı.
Bazen sönen, bazen de alevlenen bu tartışmaların Ülkemizin gündeminden iyice ötelenmesi mümkün değil.
Zira millete hizmet yolunda, milletin iradesiyle hükümete gelmiş olanlar, askeri bir darbeyle görevlerinden uzaklaştırıldılar.
O da yetmezmiş gibi başbakan ve iki bakanının boyunlarına yağlı urgan geçirilerek idam edildiler.
Oysa Gazi Mustafa Kemal’in kuruluşuna liderlik ettiği ve “fazilettir” dediği Cumhuriyet projesinde millete hizmet edenlere yağlı urganı layık görme yoktur.
Adnan Menderes ve arkadaşlarının darağacında sallandırılması, toplumun ve devletin fay hatlarında öyle kırılmalara yol açtı ki bugüne kadar onarılması mümkün olmadı.
Yüreklerdeki derin hasarlar, onarılamadığı için idam tartışmaları bugüne kadar sürdü ve sürmeye de devam edecek görünüyor.
Onlar, hayattan ne şekilde göç ederlerse etsinler, göçerken de devlete ve millete faydalı eserler bırakıyorlar.
Kıt kanaat geçinen milletin dişinden artırdığı vergilerle ortaya çıkarılan bu eserlere de sahip çıkmak gerekiyor. Aksi takdirde birer birer harabeye dönüyor.
Menderes’in sahip çıkılmayan eserlerden biri de Kastamonu’daki Ballıdağ Hastanesi idi.
İstanbul Süreyyapaşa’da 1952 yılında Göğüs Kalp ve Damar Cerrahi Merkezi kurulmuştu.
Bu hastanenin yükünü azaltmak amacıyla da merhum Başbakan Adnan Menderes’in talimatıyla doğa cenneti Daday’da ormanlıklarla çevrili bir alanda Ballıdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesi (sanatoryum) inşa edilmişti.
Adeta terapi ormanı içerisinde bulunan hastane, demir çelik işçileri başta olmak üzere yurdun dört bir yanından gelen hastaların şifa kapısı olmuştu.
15 yıl öncesinde ise kapısına kilit vurularak kaderine terk edilmiş.
Okurlarımız hatırlayacaktır; geçen yıl bu köşemizdeki “HADIMKÖY’DEN BALLIDAĞ SANATORYUMU’NA…” ve “HEYBELİADA’YA BAKARKEN BALLIDAĞ’I GÖREMEMEK” başlıklı yazılarımızda ısrarla bu hastaneyi gündeme taşımıştık.
Anadolu’nun gözlerden uzak köşesinde yıllardır boynu bükük vaziyette bekleyen bu hastaneye sahip çıkılması gerektiğini vurgulamıştık.
‘2-3 hafta ömrü kaldı’ denilen hastaların bile sıhhat buldukları hastane, kapısına kilit vurulduktan sonra Sağlık Bakanlığından Hacettepe Üniversitesine, oradan da Orman Genel Müdürlüğüne devredilmiş, geleceği bir yerde umutsuz vakaya dönüşmüştü.
Hal böyleyken biz yaktığımız umut ışığının yakıtını hiç eksik etmedik.
Aldık kalemi elimize: “İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir” dedik.
Elbette bir okuyan, vicdanını dinleyen bir yetkili olur dedik.
Nihayet sevindirici haber, yazımızdan birkaç ay sonra, yani bitmesini dört gözle beklediğimiz 2020 yılının son günlerinde geldi.
Orman Genel Müdürlüğü, Ballıdağ Hastanesinin ihalesini gerçekleştirdi.
İhaleyi kazanan firma yetkilisinin açıklaması da âdete yüreklerimize su serpti.
Açıklamaya göre, merhum başbakan Adnan Menderes’in mirası olan ve yıllardır atıl durumda bekleyen Menderes’in mirası bu eser, Yüksek İhtisas Hastanesi olacak.
Küllerinden yeniden doğarak, hastalara şifa dağıtacak Ballıdağ Hastanesinin şimdiden hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
ETİKETLER : Yazdır









