
Yavaş yaşam ve Yığılca…
25 Haziran 2020 21:40:18
Sefai BARAN
Ah insanoğlu!
Hayat hızlansın, ışık hızı yakalansın istedin…
Kağnıların yerine lastikler üzerine uçan motorlu araçlar ürettin.
Ağır aksak yürüyen dekoviller yerine saatte 500 km hız sınırlarını zorlayan çok yüksek hızlı trenler icat ettin.
Kazandığın parayla zamanım az, işim çok diyerek adam gibi beslenmek yerine fast foodlarla öğünleri geçiştirdin.
Hiç sabredemedin…
Mevsiminde yetişen doğal besinler yerine, bir gecede yetişen hormonlu meyve ve sebzeleri tercih ettin.
Bir günde 24 saat yetmedi…
Memurum, işverenim, esnafım, işçiyim dedin; bir işten diğer işe, bir programdan diğer programa koşturdun durdun.
Peki, sonuç ne?
Koskoca SIFIR!
Arap atı gibi çatlayana kadar koşarken hem kendini hem de doğayı tahrip ettin.
Sonunda Korona denen bir canavar, havada uçup karada kaçan tüm insanları evlerine hapsetti.
Hani yerinde duramazdınız?
Hani ele avuca sığmaz, daldan dala konardınız?
Demek ki hayat, olması gerektiği gibi yavaş da yaşayabiliyormuş.
Eskiler “Bir musibet bin nasihatten iyidir” derlerdi.
Keşke fabrika ayarlarımıza dönmek için yüzbinlerce can alan Koronayı beklemeseydik.
CITTASLOW (YAVAŞ/SAKİN ŞEHİR) AKIMI
Korona, bizi hızlı yaşamdan koparıp evlerimizde mahpushane hayatına mecbur bırakırken, dünyada yavaş yaşama dair talepler de çoğalıyor.
Bunun ilk kıvılcımı, 1999 yılında makarna ve pizzasıyla ünlü İtalya’da yakılmıştı.
Fast food (Hızlı Yemek) karşıtı olarak, İtalyan yazar Carlo Petrini liderliğindeki bir grup tarafından başlatılan Slow Food (Yavaş Yemek) eylemi, zamanla Cittaslow (Yavaş/Sakin Şehir) akımına dönüştü.
Kısa sürede uluslararası birliğe dönüşen Cittaslow hareketinin sembolü olarak, ağır ağır ilerleyen, ancak kendisinden beklenmedik mesafeleri aşabilen ‘Salyangoz’ seçildi.
- Hayattan zevk alındığı, sevdiklerimize ve kendimize zaman ayrıldığı, hız için dünyaya zarar verilmeyen Yavaş Yaşam.
- İyi, temiz ve adil gıdanın tercih edildiği Yavaş Yemek,
- Tarihi, yerel özellikleri gibi geçmişten gelen unsurlarından oluşan ve korunan Kent Ruhu,
- Kentin kendi kimliğine sahip çıkılarak gerçekleştirilen Sürdürülebilir Kalkınma,
Cittaslow felsefesinin ana temasını oluşturuyor.
YIĞILCA’NIN CITTASLOW ÜYELİĞİ…
Cittaslow’a üye olabilmek için İtalya’nın Orvieto kentinde bulunan Uluslararası Sakin Şehirler Birliği’ne başvuruluyor.
Ön koşul olarak nüfusu 50 binden az olan şehirlerin başvurabildiği Cittaslow’a şu ana kadar 30 ülkeden 264, Türkiye’den ise 18 şehrimiz üye olabildi.
İlk defa İzmir’in Seferihisar ilçesinin üye olduğu Cittaslow’un ülkemizdeki en yeni üyesi ise Ankara’nın Güdül ilçesi oldu.
Endüstri nedeniyle Kdz Ereğli olmasa bile Yığılca gibi doğal yapısını koruyan civar şehirlerimiz de Cittaslow başvurusu yaparlar da hem marka değeri kazanır, tanıtımı kolaylaşır, turizmin gelişmesine büyük katkı sağlar.
KAYNAKÇA:
1-https://cittaslowturkiye.org/#slayt
ETİKETLER : Yazdır









