
BU TREN KDZ. EREĞLİ’YE ÇOK YAKIŞIR
18 Agustos 2020 19:02:16
Sefai BARAN

Anadolu bozkırının ortasında Frig Vadisi üzerinde Porsuk Çayı’nın iki yakasına kurulmuş sıra dışı bir şehir Eskişehir…
Eğer bu eşsiz şehre yolunuz düşerse nereyi gezeceğinizin önemi yoktur.
Zaten ayaklarınız sizi önce şehrin yamaçlarına kurulmuş, UNESCO’nun dünya miras listesindeki Odunpazarı'na götürecektir.
Geleneksel Türk mimarisinin izlerini taşıyan rengârenk evleri, daracık sokakları ve müstesna camilerinin muhteşem dekorlar oluşturduğu, buram buram tarih kokan Odunpazarı’na…
Günümüzde artık film platosuna dönüşen Odunpazarı’nın otantik ikliminden sıyrılıp biraz daha yokuş tırmanıp Şelale Parkı’na çıkabilir buradan şehrin panoramik görüntüsünü izleyebilirsiniz.
Yeniden şehrin merkezine indiğinizde şehrin tam kalbinden geçen Porsuk Çayı’nda Venedik’i aratmayan bot ve gondol sefası sizi bekliyor.
Sarf edilen bunca efordan sonra midenizde alarm zilleri çalmaya başlar.
Beslenmeyle ilgili kafanızı karıştırmayacak tek şehrin Eskişehir olduğunu söyleyebilirim.
Zira Tatar yemeği Çibörek ve Balabanlı Köfte Eskişehir yemek kültürünün assolistleridir.Met helvası da şehre özel meşhur lezzetlerden biridir.
Yemeğinizi yiyip Lüle Taşı ve Balmumu Heykeller müzelerini de gezdikten sonra artık Türkiye’nin Disneyland'ı denilen Sazova Parkı’na uzanmanın vakti çoktan gelmiştir.
Oldukça geniş bir alana kurulmuş parkın içerisinde Masal Şatosu, Korsan Gemisi, Sualtı Dünyası, Sabancı Uzay Evi, Hayvanat Bahçesi ve yapay bir gölet gibi deyim yerindeyse ne ararsanız var.
Keyifli bir güne ev sahipliği yapacak Sazova Parkı’nın asıl amiral gemisi ise mini gezi trenidir.
Rengârenk vagonlarıyla parkın etrafını çepeçevre kuşatan dekovil (dar demiryolu ) hattında ağır adımlarla ilerleyen yüzünden tebessümün hiç eksik olmadığı sevimli mi sevimli küçük bir tren…
Yediden yetmişe herkes büyük ilgi gösterdiği, 2 km uzunluğunda ve 4 duraktan ibaret hattaki bir turunu yaklaşık 15 dakikada tamamlayan bu tren, sadece parkın değil Eskişehir’in de fenomeni olmuş durumda.
Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere!
HAYDİ, TREN YOLCUSU KALMASIN!
Yediden yetmişe herkesin beğenisini kazanan bu küçük trenin Kdz. Ereğli sahilinde olduğunu düşünün.
Hani, vaktiyle Kandilli’den getirdiği kömürleri ERDEMİR’e taşıyan kara trenlerin dumanını tüttüre tüttüre arşınladığı sahilde.
Siz bakmayın şimdilerde demiryolunun, Süleymanlar mahallesinden harabe durumundaki Lokomotif Bakım ve Onarım Atölyesinden ibaret olduğuna.
Demiryolu bu şehrin sosyo-kültürel yaşamında derin izler bırakmış en önemli tarihi ve kültürel mirasından biridir.
Sahildeki yürüyüş yolunu kaldırırsanız bir zamanlar üzerinden trenlerin geçtiği çelik rayları da görecek, hatıralarınız canlanacaktır.
İşte Karadeniz kıyısında en uzun sahil şeridine sahip Ereğli’nin turizm amaçlı da olsa trenle yeniden tanıştırılması elzemdir.
Ereğli’nin marka değerini zirveye taşıyacak bu trenin mutlaka şehre kazandırılması gerekir.
İstasyon-ERDEMİR Ofisi arasında işletilecek bu tren, bir tarafta tarihi yapıları, diğer tarafta eşsiz güzellikteki sahili ve deniziyle misafirlerine büyüleyici bir seyahat imkânı sunacaktır.
Ereğlililerin trene binmeleri için ille de Ankara veya İstanbul’a gitmelerine gerek yok. Ya da Sakarya üzerinde gelecek demiryolunu beklemesine gerek yok.
Sahilde işletilecek mini gezi treniyle, demiryolu ve trene kavuşmanın sevinci yaşatılacağı gibi, Kdz. Ereğli turizm alanında da marka şehirlerden biri olacaktır.





ETİKETLER : Yazdır
Çok güzel bir tesbit aslında binlerin onbinlerin gönlünden geçene tercüman olmuş yazarımız kaleminize sağlık inşallah Sn Başkan ya aynısını ya daha iyisini yapar
- s.
- 1









