
PİDE Mİ DEDİNİZ?
05 Aralik 2021 14:44:23
Sefai BARAN
Dünyanın üzerinden silindir gibi geçen pandeminin yıkıcı etkilerinden kurtulmaya çalışan Türk ekonomisi şimdi de faiz-kur sarmalıyla boğuşuyor.
Piyasalar, hırçınlığıyla ünlü Karadeniz’i aratmıyor.
Dalgalandıkça dalgalanıyor.
Merhum sanatçı Rüştü Demirci, dillerden düşmeyen şarkısında “Dalgalandım da duruldum” dese de piyasalar pek durulacağa benzemiyor.
İşte bu ahval ve şerait içerisinde dahi insanımız yeme içme keyfinden taviz vermiyor.
Çok uzaklara gitmeye hacet yok.
En yakınınızdaki yeme içme mekânlarının lebalep doluluğundan bunu anlayabilirsiniz.
Peki, bu lezzet duraklarında ne yeniyor, ne içiliyor?
Sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış Anadolu coğrafyası yemek kültürü açısından çok zengindir.
O nedenledir ki nereye giderseniz gidin uzayıp giden menüyü elinize aldığınızda başınız döner.
Yörüngeden çıkan gezegenlere dönüşür, yemek seçmekte zorlanırsınız.
Seçmekte zorlandığımız yemek çeşitlerinin başında da pide gelir
Pide derken kastımız, ekmek yerine geçen ramazan pidesi ya da kebapların yanında verilen tırnaklı pideler değil elbette.
Özel olarak hazırlanan hamuruna sucuk, yumurta, kıyma, kavurma, kuşbaşı, karışık, peynir, ıspanak konulup açık veya kapalı olarak fırında pişirilerek yenilen pideden söz ediyoruz.
Her yerde yapılabilse de Samsun Bafra pidesi, Trabzon pidesi, Kastamonu kır pidesi, Develi cıvıklı pidesi gibi şehir adlarıyla anılan yöresel bir lezzettir pide.
Sözünü ettiğimiz pideleri, Türkiye sathına dağılan ustalar eliyle başka şehirlerde de yemek mümkün olabiliyor.
Ancak bir pide var ki onu sadece bizzat gidip yerinde yemeniz gerekiyor.
Çünkü ustası sadece bir kişi.
Karadeniz Ereğli pidesi ve onun üstadı Hasan Kuru’dan söz ediyoruz.
Çileği ve çeliğiyle ünlü Ereğli pidesiyle de ünlüdür.
Kavrulmuş kıymadan kapalı olarak yapılır.
Bunu da Ereğli’de en iyi yapan Meşhur Pideci Hasan Kuru’dur.
Mesleği babası Ali Kuru’dan öğrenmiş.
Babası 1936 yılında, kendisi ise 1967 yılında mesleğe başlamış.
Dile kolay yarım asrı aşan bir süre odun ateşiyle alev alev yanan taş fırının karşısında ay-bayram, yaz- kış demeden mesleğini icra ediyor.
İmzasını attığı leziz pidelerinin sırrını ondan başka bilen yok.
Ereğli’ye gelen televizyonlar onunla söyleşi yapmadan geçmiyor.
Yerli ve yabancı turistler onun leziz pidelerini tatmadan Ereğli’den ayrılmıyor.
O nedenle size önerim o dur ki; eğer sizin de Kdz. Ereğli’ye yolunuz düşerse Hasan Kuru’nun birbirinden leziz pidelerini tatmadan gitmeyin.
ETİKETLER : Yazdır









