
BİTSİN ARTIK BU AŞK HİKÂYESİ?
12 Haziran 2021 10:45:44
Sefai BARAN
İçinde bulunduğumuz 2021 yılı, Anadolu'da Türkçe şiirin öncüsü, tasavvuf ve halk şairimiz Bizim Yunus’un vefatının 700. yılı dolayısıyla Yunus Emre ve Türkçe Yılı olarak kutlanıyor.
"Gönlüm düştü bu sevdaya / Gel gör beni aşk neyledi…" diyerek, her konuda olduğu gibi aşkı da en müstesna dizelerle anlatıyor Bizim Yunus.
Yunus’un Ereğlili torunları da aşklarını Ereğli-Devrek yoluyla anlatır oldular:
“Aşk dediğin Ereğli-Devrek yolu gibi olmalı, hiç bitmemeli”
Ereğli iskelesinden başlayıp Baba Dağı’nın tepesinden aşıp giden şosenin taşlarıyla döşenen Ereğli ile Devrek aşkının ilk tohumları bir buçuk asır önce ekiliyor.
Kdz. Ereğli Osmanlı idari yapılanması içerisinde 1869 yılında kaza olunca Devrek de nahiye olarak Ereğli’ye bağlanıyor.
Ereğli ile Devrek arasındaki ilk temas, ilk tanışma da burada başlıyor.
Eski bir liman ve balıkçı kasabası olan Ereğli ile Devrek arasında başlayan ilişkiler dağları aşıp gelen şosenin zorluğuna rağmen sürekli gelişiyor.
Devrek, Osmanlı’nın ardından kurulan Cumhuriyet’le birlikte Ereğli’den bağımsız ilçe olsa bile Ereğli’den hiç kopmuyor, kopamıyor.
Zira Devrek, deniz yolu üzerinden Ereğli’ye ne kadar muhtaçsa, Ereğli de, tek karayolu çıkış kapısı olduğu için Devrek’e o kadar muhtaç oluyor.
Devrek-Ereğli arasında orman envali için 1925 yılında demiryolu yapımı planlansa ve raylar üzerinden ikinci bir bağ kurulmaya çalışılsa da bir şekilde akim kalıyor.
Bugün âşıkların duvar yazılarına konu olan Ereğli-Devrek arasındaki karayolunun yapımıyla ilgili ilk resmi çalışmalara ise 1938 yılında başlandığını görmekteyiz.
Zonguldak Valiliği tarafından gazetelere verilen ve 16 Mayıs 1938 tarihinde eksiltmesi yapılacağı belirtilen karayolu ilanında Ereğli-Devrek şosesi de yer alıyor.
Ereğli Kömür İşletmeleri tarafından 1950 yılında verilen ilanda da söz konusu Ereğli-Devrek şosesini de içeren bazı yolların yapımı için 24 Mayıs 1950 tarihinde eksiltme yapılacağı belirtilmiş.
60’lı yıllarda Ereğli-Düzce yolu yapılana kadar, Ereğli’nin Ankara’ya ulaşımı güç de olsa mecburen Devrek şosesi üzerinden gerçekleştirilmiş.
Çileği, kömürü ve demiriyle ünlü Ereğli ile bastonuyla ünlü Devrek arasında gerçek anlamda bir karayolunun yapımına ise ancak 20 yıl önce başlanabilmiş.
Son yıllarda çalışmalarına hız verilen 54 kilometre uzunluğundaki karayolu sanılanın aksine sadece Ereğli ile Devrek arasında ulaşımı sağlamayacak.
Bu yol, Ereğli-Ankara arasında ikinci bir alternatif olacağı gibi, Ereğli ile on yıllardır iç içe olan her gün otobüs seferlerinin yapıldığı Karabük, Trabzon ve Rize seyahat süresini de kısaltacaktır.
O nedenle bu yolun bir an evvel tamamlanıp hizmete açılması da önemli, kalitesi de.
Mevcut yola göre hayli yüksek standartlı olacak bu yolun açılması, can ve mal kaybına yol açan kazaları da asgariye indirecektir.
Dolayısıyla Ereğli’yi öncelikle Devrek’e kavuşturacak, ölümleri durduracak bu yol ivedilikle bitmeli.
Bu yol bittiğinde aşklar da bitecekse varsın bitsin. Yeterki yol bitsin.
Biliyor ve eminim ki gençlerimizin bitmeyen aşkları için nasıl olsa başka bir benzetme daha bulacaklardır.



ETİKETLER : Yazdır
Yılan hikayesi kurt masalı diye bir deyim var. Yıllar yılı sürüncemedeki yol ne hikmetse bitmek bilmiyor.
- s.
- 1









