Yüksel Balcı'nın bu açıklaması olay yaratır!
Balcı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Balcı, Memleket Gazetesi?nin sorularını yanıtladı.
Haber giriş tarihi : 31-03-2011 | 15 : 18 00
Haber güncelleme tarihi : 31-03-2011 | 15 : 18 00
Balcı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Balcı, Memleket Gazetesi?nin sorularını yanıtladı.
Balcı, Fixkim?in aldığı Türkiye?nin en büyük ödülünden tutun da siyasete kadar her konudaki sorulara cevap verdi.
Memleket Gazetesi?nin?Yüksel Balcı öyle bir konuştu ki!? başlığı ile verdiği röportajı aynen yayınlıyoruz:
Balcı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Balcı, Değişim Medya Grubu ve Özel Ereğli Anadolu Hastanesi?nin sponsorluğunda Ereğli Atatürk Kültür Merkezi?nde sahnelenen stand-up gösterisinin ardından gazetecilerle sohbet etti ve gazetecilerin bazı sorularını yanıtladı.
Ticaret hayatının yanı sıra, 2009 yerel seçimleri, belediye çalışmaları, yaklaşan genel seçimler ve milletvekili aday adayları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunan Balcı, ?Belediye Başkanlığı Belediye Başkanı?nın değil, Ereğli halkının makamıdır.? dedi.
2009 yerel seçimlerinin ardından AK Parti Genel Merkezi?nin talebi doğrultusunda Zonguldak ile ilgili objektif bir rapor hazırlayarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?a takdim ettiğini belirten Balcı, şifaen söylemesi gerekenleri de söyleme fırsatı bulduğunu ifade etti.
Karadeniz Ereğli?nin gelişimi için sürekli olarak Belediye Başkanlığı?na dilekçe verdiğini ancak dilekçelerin kabul edilmediğini vurgulayan Balcı, ?Dilekçelerimizi artık Kaymakamlık kanalıyla ulaştırmaya çalışıyoruz. Ayrıca, bu güne kadar verdiğim dilekçeleri bir kitapta toplayarak kamuoyu ile paylaşacağım? dedi.
2014 yerel seçimlerine de değinen Balcı, Belediye Başkanlığına aday olacaklarını açıklayan mevcut belediye başkanı Halil Posbıyık ile önceki dönem belediye başkanı Murat Sesli?ye atıfta bulunarak; ?Ben, aday olacaklarını şimdiden açıklayan arkadaşlardan daha çok bu şehirde yatırımı olan biriyim. Bu şehrin geleceğini hepsinden daha çok düşünen bir adamım. Düşünmek zorundayım. Daha büyük işletmelerim ve daha çok çalışanlarım var. Dolayısıyla, ben bunların hepsinin haklarını korumakla mükellefim. 2014'te, ben olurum veya başkası olur; sivil hayatında başarılı olmuş," bu dünyaya çivi çakmış, belediye başkanı olmasa bile bu dünyadan giderken 'Bu adam şuydu' dedirtebilecek birinin aday olması için mücadele edeceğim. Benim aday olmam şart değil" şeklinde konuştu.
Balcı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Balcı, Fixkim?in ?2011 Yalıtım ve Yapı Harçları Tüketici Kalite Ödülü?ne layık görülmesinin; kendileri için büyük bir başarı olduğunu söyledi.
"
Fixkim olarak önümüzdeki günlerde yeni ürünler piyasaya sürerek, başarılarını tescilleyeceklerini belirten Balcı, ?Balcı Şirketler Grubu bünyesinde bulunan şirketler, aslında Ereğli?nin şirketleri. Ereğli halkının, şirketlerimizle ilgilenmesi ve bizleri takip etmesi çok güzel; beni memnun ediyor? dedi.
Fixkim olarak elde ettikleri başarılar, 2009 yerel seçimleri, belediyeye verdiği dilekçeler, Ereğli?de yapılan festivaller, önümüzdeki genel ve yerel seçimlerle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Balcı, şunları kaydetti:
"
?BAŞARILARIMIZI TESCİLLEYECEĞİZ?
?Biz Fixkim?de sadece ürün kalitesine değil, aynı zamanda insan kalitesine de gerçekten çok önem veriyoruz. Kalitemizin böyle bir dönemde öne çıkmış olması da çok önemli. Çünkü sadece Türk şirketleri değil dünya şirketleri de ciddi anlamda rekabet ediyor. Bu şirketler arasından sıyrılıp Türkiye Tüketici Kalite Ödülü?nü almak, bizim için çok büyük bir başarı. Fixkim?in önümüzdeki günlerde yeni yeni ürünleri piyasaya çıkacak. Dünyada yeni bilinen, yeni ortaya çıkan ürünlerimiz olacak. Bunların üzerinde çalışıyoruz, inşallah 2012 yılında da yeni sürpriz ürünlerle başarılarımızı tescilleyeceğiz.?
"
?AR-GE ÇALIŞMALARIMIZIN SONUCUDUR?
?Bizim sektörde, sadece Fixkim ödül aldı.
Biliyorsunuz, Ereğli?de bir seçim süreci yaşadık. Seçim sürecinden sonra, yaklaşık 2 yıldır ben sürekli şirketimin başındayım. Ticari, satış ve para kazanma kaygımız yok. Tamamen Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme) odaklı çalışıyoruz. Fixkim?in, sektördeki diğer firmaların arasından sıyrılıp bu ödülü alması; bu çalışmalarımızın sonucudur.
Benim eşim çok fazla gündemde olmasa da, şirketimizin Yönetim Kurulu Üyesi?dir. Aynı zamanda bizim finans koordinatörümüzdür. Dolayısıyla, çalışmalarımızın ekonomik boyutunda kendisi de var. Eşim, zaten yaşadığımız sürecin bir fiil içerisinde.?
"
?BAŞBAKAN?A RAPOR SUNDUM?
?Benim siyasi olarak şuan herhangi bir hedefim yok. Şu anki seçim ortamında yokum. Ben 2009 yerel seçimlerinde, tam anlamıyla bir seçim ortamı yaşamadım. 25 günlük çok kısa bir süreç yaşadım. Aday arkadaşımızın tutuklanmasından sonra, tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 32 oy aldım. Bu süreç tabii ki, parti için önemliydi. 25 günde yüzde 32 oy almak önemliydi. Aynı parti bir önceki seçimlerde tüm seçim sürecini kullandığı halde, tüm milletvekilleri, parti teşkilatı yoğun bir şekilde çalıştığı ve adayın yanında olduğu halde; 6 bin 800 oy aldı. Ama bizim çok açık bir şekilde söylüyorum, partinin en üst düzeyindekiler dahi partinin aleyhine çalışırken; biz 20 bine yakın oy aldık. Tabii, bu parti için önemliydi. Seçimlerden hemen sonra hem Başbakanımız hem de bölge sorumlusu Nusret Bayraktar, arayıp tebrik ettiler. Hem seçim kaybedip hem de tebrik edilmek, bana aslında ağır geldi. Siyaseti bilmediğim için ağır geldi. Sonra zaman içerisinde şunu anladım ki, onlar aldığımız oyu tebrik ettiler. 25 günlük bir sürede, darmadağın olmuş bir parti ve teşkilatla böyle bir oy almak onlar için önemliydi. O süreçten sonra irtibatımızı koparmadık, görüşmelerimiz sürdü ve teşkilat benden Zonguldak ile ilgili objektif bir rapor istedi. Bende o objektif raporu hazırladım. Hakikaten objektif. Bu raporu Sayın Başbakan?a sundum. Şifaen söylemem gerekenleri de söyledim.?
"
?BELEDİYE DİLEKÇELERİMİZİ BİLE KABUL ETMİYOR?
?Bugün Modern ve çağdaş AKM?ler beldelerde dahi yapıyor. Ama ne yazık ki, Ereğli?de modern bir AKM ve modern bir sinema salonumuz dahi yok. Hâlbuki gayet demokratik bir şekilde yapılmış seçimlerle halkın layık görüp takdir ettiği, başa getirdiği adamların seçim beyannameleri vardı. Bu beyannamede de Atatürk Kültür Merkezi vardı. Ama şuan ki Atatürk Kültür Merkezi ile beyannamedekinin alakası yok. Bana ?Zonguldak ve Ereğli ile ilgili neler söyleyebilir siniz?? derseniz, günlerce konuşabilirim. Yakında kamuoyu ile ?Karadeniz Ereğli Belediyesine verdiğim dilekçelerle ilgili? bir kitapçık paylaşacağım. Belediye, verdiğimiz dilekçeleri kabul etmiyor; Kaymakamlık kanalıyla ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu konuları, kamuoyunu meşgul etmemek için sadece Başkanla aramda yürütüyorum. İnsanlar, ?Yüksel Balcı muhalefet yapmıyor, sesini çıkarmıyor? diye düşünebilirler. Ama öyle değil, ben halkı meşgul etmiyorum ama Belediyeye yapması gerekenleri sürekli anlatıyorum, öğüt veriyorum, nasihat ediyorum, bilgilerimi paylaşıyorum, yapmadıklarını anlatıyorum. Bunların karşılığında da, bana her gün dava açıyor. Ben Ereğli?de mahkemeye gitmemek için, İstanbul?a aldırdım. Avukatım burada. İstanbul?da, haftada bir gün mahkemeye çıkıyorum. Niye? Belediyeye dilekçe vererek ?Ereğli için şunları yap Başkan? dediğim için. Ben, ?Başkan şurda şöyle bir sıkıntı var, lütfen bunu giderin? diyorum; hakaret etmiyorum, rahatsızlık verici ifadeler kullanmıyorum. Ben sadece şikâyeti anlatmıyorum, çözümünü de anlatıyorum. Çözümü de uygulamıyor, beni mahkemeye veriyor. Zannediyor ki, ben Savcı karşısına çıkınca yeni dilekçe vermeyeceğim. Son bir hafta içerisinde, Kaymakamlık kanalıyla iki dilekçe daha verdik. Dilekçelerimiz, tamamen şehrin sorunlarıyla, şehrin gelmesi gereken yer ve hedefleri ile ilgili konuları içeriyor.?
"
?EREĞLİ?Yİ MUTLU ETMEYE ADAYDIM?
?Ben 25 günlük seçim sürecinde, Ereğli?ye kısa vadede hiçbir şey vaat etmedim; uzun vadede herkes için çok şeyler vaat ettim. Kısa vadede mutluluk önemli değil. Gazetelerde en iyi şekilde yer alabilirdim. Seçim döneminde yaptığım konuşmalar hatırlanacak olursa, aslında Ereğli?ye uzun vadede çok şeyler vaat ettim. Hiç kimseyi hiçbir şekilde teselli etmedim. Yarın yine aday olabilirim, olmayabilirim. Seçim dönemi geldiğinde popülaritem var mıdır yok mudur, Allah sağlık verir mi vermez mi, ekonomik olarak müsait olur muyuz; bunları şimdiden bilemeyiz. Ama ben, geçmişte ne siyaset yapmışsam; yarın da onu yaparım. Bir adım önünü veya arkasını kimse benden beklememeli. Biz kendi işimizde ne yapıyorsak, nasıl kalite ödülleri alıyorsak, işyerimizde ve çevremizdeki insanları, müşterilerimizi, tedarikçilerimizi ve iş ortaklarımızı nasıl mutlu etmeye çalışıyorsak; Ereğli?yi de aynı oranda mutlu etmeye adaydık. Ereğli?ye gelip, halkın parasını bir dönemde çarçur etmeye aday değildim; kendi işimde ne yapıyorsam burada da onu yapmaya adaydım.?
"
?ATTIĞINIZ TAŞ, ÜRKÜTTÜĞÜNÜZ KURBAĞALARA DEĞECEK?
?Biz festival yapıyoruz, kimi mutlu ediyoruz? Kendi kendimize çalıp oynuyoruz. Bize ulusal ve uluslar arası basın yer vermiyor. ?Falancı sanatçı veya manken bacağını göstermiş?, buna yer veriyorlar. Ama bu şehirle alakalı hiçbir şey yok. Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağalara değecek. Bir iş yapıyorsanız, öncelikle ?bu şehre ne getirisi var? diye düşünülmeli. Örneğin verdiğimiz dilekçelerin birinde, festivalle ilgili öneride bulunduk. ?Sayın Başkan, festival etkinliği içerisinde başke önemli bir hizmet verelim? dedik. Ama bu öneri, kimsenin cebine para koymaz; Ereğli?nin cebine para koyar. Bir aileyi ya da üç aileyi mutlu etmez, Ereğli?nin geleceğini mutlu eder.
"
"
AMİRAL VE KAYMAKAM FESTİVAL KOMİTESİNDEN NİYE ÇEKİLDİ?
Ben 1994?te Belediye Meclis Üyeliği?ne seçildiğimde, ilk festivalin komitesindeydim; ondan sonra bir daha yer almadım. Sadece ben değil, Kaymakam ve Amiral?de yer almadı. Niye? Çünkü utandık. Kendi işletmelerimizde bile personelimizden bütçemizi saklamayız. Bugün gazeteler takip edildiğinde, şirketlerin bilânçolarını açıkladıklarını rahatlıkla görebiliyoruz. Bir özel kuruluş bilânçosunu açıklarken, bir kamu kuruluşuna ?Bu halkın parasını harcadın, bilançonu açıklar mısın?? diyoruz; kavga yapıyor. Ciddi bir şekilde isyan edilmesi ve tepki gösterilmesi lazım.
Bu komiteden Amiralliğin ve kaymakamlığın niye çekildiğini hiç sorguladı mı basın?
Festivalin işlerini çocuklarına ait şirkete yaptırdığına dair müfettiş raporları var. Ama festivaller ihale kanununa tabi olmadığı için soruşturmaya gerek duyulmuyor. Başkan bey bunu ?Aklandım? diyerek el altından basına sızdırmıştı. Senin usulsüzlük yaptığın belgelenmiş, nasıl aklandın??
"
CHP 29 MART SONRASI YAPILAN AÇIKLAMALARI UNUTMADI
?Belediye Başkanlığı Halil Posbıyık?ın makamı değil, Ereğli halkının makamı. Birileri diyor ki, ?Bu şehri sadece ben yönetirim, benim soyadım yönetir, benim soyadım milletvekili olur.? Bugün bu arkadaşın eşi milletvekili aday adayı olmuş. Neye istinaden? Geriye dönük yaptığın ne var, neyi ispat ettin, bu şehre ne verebileceksin? Verebileceğini anlat. Para bilmezsin, iş bilmezsin, çalışma bilmezsin, insan sevgisi yok, şehre verebileceği hiçbir şey yok ama çıkıp aday oluyorsun. Bir de ?Bana ikinci sırayı vermezlerse yokum? diyorsun. Bence çok kötü bir saygısızlık bu. Orada bir sürü doktor, mühendis ve avukat aday adayları var. Hepsi de çok kaliteli, değerli insanlar. Çık deki Sayın Ali Uzun gibi, ?Ben aday adayıyım. Partim nereyi uygun görürse, orda adayım.? Bu şekilde yapmazsan, parti örgütü senin arkandan yürür mü? Yürürse bir problem var demektir. İlçe Başkanının dahi yürümemesi lazım. CHP bayrağını taşıyan hiç kimsenin yürümemesi lazım. Daha aday adayı iken partine hakaret ediyorsun, şehrine hakaret ediyorsun, şehirdeki herkesi küçümsüyorsun. ?Bu şehirde benden başka akıllı yok?, diyorsun. 29 Mart yerel seçimlerinden sonra partisine, parti örgütüne, kadın ve gençlik kollarına yapmadığı hakaret kalmadı. Onların hiç çalışmadıkların ve alınan oyların partinin oyu olmadığını söylemişti. CHP bunu unuttu mu sanki??
"
?2014?TE DE BU ŞEHİR BİZİM?
?Bende 2014?te Belediye Başkanlığı yarışında varım dersem, diğer arkadaşların yaptığı hatayı yaparım. Bunları hepsi zamana kalmış. Gençler, tertemiz insanlar yetişiyor; bunlara hakaret etmemek lazım. ?Ben adayım? diyenlerin öncelikle kişisel hayatta neler yaptıklarına bakmak lazım. Halil Posbıyık, niye hiçbir şey veremiyor bu şehre? Kişisel olarak hiçbir şey yapmamış ki, hayatı başarısızlıklarla dolu bir adam. Erdemir?de 25 sene çalışmış, kısım müdürü dahi olamamış biridir. Erdemir?in en çok inşaat yaptığı, en çok yapılandığı dönemde bu arkadaşımızı inşaat mühendisi olmasına rağmen; inşaat bölümüne bile vermemişler. Evler bakıma vermişler, gitmiş musluk tamiri yapmış. Devrek yol ayrımında inşaat malzemeleri satışı yapmış, becerememiş ve batmış. Bu kadar başarısız bir adam, yüksek tonda sesiyle, lider görünümündeki fiziğiyle belediye başkanı olmuş. 1994?te bizim de kendisine ciddi katkılarımız oldu ama sonuçta bu şehre hiçbir şey verememiş. Çünkü yapıda bir şey yok, öyle bir başarıyı sergileyebilecek yapıda değil. Çok açık söylüyorum, hamurunda yok. Bunu 1994 yılında görememişiz??
"
?ONURU AYAKLAR ALTINA ALINDI?
"?Gariban çocuk doğurmuş, gidip o garibanlara çocuk bezi alıp, yardım yaptığını gördünüz mü? Onlar geleceğimiz. Çok başarılı insanların geçmişine bakıldığında, yoksul ailelerden gelmiş. Bu sebeple, yoksul ailelerin çocuklarına sahip çıkılması lazım. Biz nerde, Ülkemiz nerde, Dünya nerde? Biz ne anlatıyoruz. Ereğli?deki basını okudukça üzülüyorum. Konuşulanlar sadece ?Posbıyık şunu demiş, şurayla kavga etmiş, şuraya adayım demiş?. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Demokrat Parti, MHP, Milletvekili, Vali ve Bakan ile kavga yapmış. O zaman sen bu şehre bir adım attıramazsın. Böyle bir şansın yok. Önce iyi ilişkiler. Ben geçen hafta Rusya?daydım. Başbakanımız hedef koyuyor." Senin hedefin yok. Başbakanımız, benim gibi iş adamlarını göstererek Rusya?da diyor ki, ?Ülkemizdeki başarılı işadamlarımızı, ülkenize getirdim. Bunlara iş yereceksiniz.? Bu ülkenin Başbakan?ı öyle bir şans ki, öyle adam ülkemizi yönetiyor. Biz nerden bahsediyoruz, Ereğli nerden bahsediyor? Şu buraya aday olmuş, bu buraya aday olmuş. Neye oldun kardeşim. Sen bugüne kadar ne yaptın da aday oldun? Bu işler resim çektirmekle olmuyor. Şehrin onurunu Posbıyık nasıl kırdı, biliyor musunuz? CHP?nin kaç tane 100 bin nüfuslu belediye başkanı var? Erdemir gibi bir dünya devinin olduğu ve Türkiye?nin en büyük 2. limana sahip şehrin belediye başkanısın. Genel başkan ile görüşemiyorsun, telefonunu açmıyor. Bak senin onurunu nasıl kırdılar. Sanki çok normal bir şeymiş gibi ?telefonumu açmadılar? diyor. ?Kırıldım? diyorsun. Şehri rezil ettin. Bu şehrin onurunu ayaklar altına aldın. İddia ediyorum, bugün Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan?nı bir belde belediye başkanı gece 02.00?de arasın, ulaşabilir. Bakın parti genel başkanı demiyorum. Muhalefette değil, iktidar partinin Genel Başkanını diyorum. Bir il başkanı arasın görüşür. Başbakan zaten kendiside arıyor. Elinde cep telefonuyla dolaşıyor. Seni bu halk belediye başkanı yapmış, kendi Genel Başkanınla görüşemiyorsun. İtibara bak. Görüşemedim diye halka şikâyet ediyorsun.?
"
?BU KADAR OLUR?
?Net bir şey söyleyeyim; Partilerin Ankara?daki temsilcileri, kendi partileriyle kavga yaparsa, bölerse," teşkilatla huzur içerisinde çalışmazsa, buradaki teşkilat ta bir şey anlatamaz. İliyle, ilçesiyle önce Ankara?ya gidecek adamı doğru seçmeli, bu her parti için geçerli. Şu an bunun zamanı var. AKP de milletvekili adaylarını doğru seçmeli. Bu şehre ve ülkeye hizmet edecek doğru adamları seçmeli. Benim yaşadığım 25 günlük seçim sürecini biliyorsunuz. Benim etrafımdaki insanları biliyorsunuz. Bizim karşımızda olanlar, kendi partimizden karşımızda çalışanlar; bugün AKP?den utanmadan halen aday adayı oluyorlar. Bunların yüzleri de kızarmıyor. Ben aday adayı olarak çıkıyorum ama ?Ben şu adamı DSP için, şu adamı Saadet Partisi için aradım. Ben bu adamın yüzüne nasıl bakacağım?, diye düşünülmüyor. Yâda bu parti adına Ankara?ya gitmeye çalışılıyor. Buradan doğru adam gönderilirse, o verim sağlanır. AKP hakikatten çok çalışıyor ve başarılı. Bütün Türkiye hareket halinde, inşaat halinde. Ereğli?de bir yüksek yere çıkalım ve bana 1 tane kule vinç gösterin. Başka bir şehre gidelim, yüksek yere çıkalım, 100 tane kule vinç var olduğunu görebilirsiniz. Kule vinç, gelişmişliğin göstergesidir. Bu şehrin belediye başkanı kule vinçin ne olduğunu bilmez. Kule vinç dediğimizde, muhtemelen internette araştıracaktır, ne demektir diye. Bu adamlar bu şehri yönetiyor, ancak bu kadar olur.?
"
?OLMAM GEREKTİĞİNİ GÖRÜRSEM OLURUM?
?Halk?tan benim Milletvekili aday adayı olmam yönünde talep geldi. Benim sosyal paylaşım sitemde 5 bine yakın tanıdığımdan hemen hemen her akşam bana yazan herkese cevap yazarım. İyi yâda kötü bir teşekkür yazarım. Son iki aydır çok miktarda milletvekili aday adayı olmam konusunda talep geliyordu. Bir etkinlik düzenledik, salonda bana ?yanlış yaptın, aday olmalıydın? diyenler oldu. Çünkü ben, 25 gün seçim çalışması yaptım ve 20 bin oy aldım. Seçimi alamadık ama 10 bin fanatik kazandım. Nasıl oldu bende bilmiyorum. Ben çok gezmiyorum.Yoğunum. Siyaset yapsam şuan kapı kapı gezmem lazım. Gezemediğime de üzülüyorum. Bir borcum varsa ödeyeceğim. Eğer günü geldiğinde olmam gerektiğini görürsem, olacağım. Benim aday olmam şart değil, Bu şehre kimin katkısı olursa onun için mücadele edeceğim.
"
Kim beyanatta bulunursa bulunsun, kim şimdiden adaylığını açıklarsa açıklasın; 2014?te de bu şehir bizim. Ben, aday olacaklarını şimdiden açıklayan arkadaşlardan daha çok bu şehirde yatırımı olan biriyim. Bu şehrin geleceğini hepsinden daha çok düşünen bir adamım. Düşünmek zorundayım. Daha büyük işletmelerim ve daha çok çalışanlarım var. Dolayısıyla, ben bunların hepsinin haklarını korumakla mükellefim. 2014?te, ben olurum veya başkası olur; sivil hayatında başarılı olmuş, bu dünyaya çivi çakmış, belediye başkanı olmasa bile bu dünyadan giderken ?Bu adam şuydu? dedirtebilecek birinin aday olması için mücadele edeceğim.?
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







