Yüksel Balcı Medya67?ye konuştu...
İşadamı Yüksel Balcı Medya67'nin sorularını yanıtladı. Peki, Balcı neler söyledi?
Haber giriş tarihi : 08-01-2011 | 16 : 30 00
Haber güncelleme tarihi : 08-01-2011 | 16 : 30 00
İşadamı Yüksel Balcı,"Medya67'nin sorularını yanıtladı.
Medya67 Genel yayın yönetmeni Gürol Öztürk'ün yaptığı ve yayınladığı röportaj aynen şöyle:
Son yerel seçimlerde Ak Parti?nin Kdz. Ereğli Belediye Başkan adayı olan ve seçimlerden bu yana suskunluğunu koruduktan sonra geçtiğimiz ay yaptığı bir televizyon programı ile gündemi değiştiren işadamı Yüksel Balcı Medya67?nin sorularını yanıtladı.
Genel Yayın Yönetmenimiz Gürol Öztürk?ün sorularını yanıtlayan Yüksel Balcı önemli mesajlar içeren açıklamalarda bulundu.
Genel Yayın Yönetmenimiz Gürol Öztürk?ün Balcı ile yaptığı röportaj aynen şöyle:
Y.B: Muhatap arkadaşın yapısını biliyorsunuz, iş yapmamak için sürekli mazeret üretme peşinde. Dolayısıyla eline koz vermek, ?Çalıştırmıyorlar, engelliyorlar beni? gibi iş yapma niyeti olmayanların sığındığı mazeretlere fırsat vermek istemedim. Onun için bekledim süre tanıdım?
Bugün gelinen noktaya baktığımızda yine elde somut bir şey yok." Gereksiz konuşmalar, polemikler, belediye ekibini iş için değil kendi ihtirasları için meşgul etmesi, artık şehri isyan noktasına getirmesi, bundan sonraki süreçte etkili muhalefet halkın menfaatlerini korumam gerektiğini düşünüyorum. 20 günlük seçim sürecinde halkın bana güveni %32 gibi, yani yaklaşık 20 bin kişinin bana verdiği görev ve sorumluluk gereğini yerine getirmem gerekiyor. Bu halkın temiz duygularını istismar etmesine artık müsaade etmeyeceğim.
O program ayrıca çok önemli bir işe daha yaradı. Bakın o günden beri kimseye saldırmadı." Ben hariç kimseyle< kavga yapmadı, küfür etmedi, sesi sedası çıkmıyor. En azından şehrin huzurunu o günden beri bozmuyor. Sürekli olarak kavga ettiği ve kongre öncesi kazanması halinde belediyeye sokmayacağını söylediği kendi partisinin İlçe Başkanı için de güzel şeyler söylemeye başladı. Bunda yaptığım programın etkisinin olduğunu düşünüyorum. Hatta şimdi saldırdıkları küfür ettikleriyle arasını düzeltmeye çalışıyor." Küfrü yiyenlerde sanırım unuttular!
-G.Ö: Siz bu kentte yılların işadamısınız. Uluslararası ticaret yapıyorsunuz ve birkaç yerel, bir ulusal markaya sahipsiniz. Ancak Belediye Başkanı ile mal varlığınıza takasa hazır olduğunuzu açıkladınız. Başkanın sizden çok malvarlığı olduğuna mı inanıyorsunuz?
Y.B: Evet, bu konuda sesi sedası çıkmıyor onun yerine hakaretlerine devam ediyor. Çok açık bir şekilde Sayın Fazlı Erdoğan ve yine Sayın Celil Uzun da arkadaşa aynı teklifte bulunmuşlardı. Fakat yine sesini sadece hakaretten yana üslupsuzluktan yana kullanıyor. Acaba bu konulara girersek daha başka şeyler mi çıkar diye korkuyor. Helalinden kazanılan hiçbir mal varlığı bizi, şehrimizi ve insanımızı rahatsız etmez. Bugüne kadarda bu mallar üzerinde Ereğli?de İstanbul?da yada başka şehirlerde ailece çoluk çocuk gelin damat yaşıyorlar ve kimse tavuklarına kış demiyor. Ama çevreye rahatsızlıklar vermeye başlayınca bozuk üsluplar, saygısızlıklar ve tehditler başlayınca adama bir dakika sen kimsin, ne hakla, ne cesaretle, ne asaletle diye sorarlar. Bu aileler bu günlere bu durumlara şantajla, tehditle, suni gündemlerle, tecrübesizliklerle, yalan ,dolan, hile ile gelmedi hatta bunları yapanlara her zaman derslerini tehditle değil yaşayarak yaşatarak verdiler ki bu durumdalar. İnsanların onuruyla şahsiyetiyle oynarsanız sizi onursuz duruma düşürürler!
-G.Ö: Peki sayın Posbıyık malvarlığı ile ilgili şikayette bulunulduğunu ancak müfettişlerin soruşturmaya gerek duymadıklarını söylüyor.
Y.B: Detaylara inince gerek olup olmadığını göreceğiz. Müfettişlere tavsiyem detaylara inmeleridir. 1994 yılındaki ve bugünkü mal varlığını araştırsınlar. Sadece kendisinin değil, tüm ailenin mal varlığını araştırsınlar?
Sahip olduğu mal varlıklarını Ordu ya da Bayburt?dan bohçalarla getirdiyse araştırma ve soruşturmaya gerek yok!
-G.Ö: Posbıyık?ın köşkünün ve Sarıyer?deki kooperatif üyeliğinin ödeme makbuzları ile faturalarını sordunuz. Sizce Posbıyık bu evlerin ödemesini kendisi yapmadı mı?
Y.B: Ben o konuda halkın sözcüsüyüm. İnsanlar durmadan bana evrak bilgi taşıyor, evinden tutun da içindeki eşya ve mobilyaya kadar. Bunlar dedikodu da olabilir, haksız söylemlerde olabilir. Ancak bu şehri ben yönetiyorum diyor" bu halkın ödediği su parasıyla emlak vergisiyle maaş alıyor, lüks arabaya biniyor şoförünüz korumanız varsa ve bunlarda aslında Ereğli halkınınsa, sana geçici bu yetki verilmişse tabiî ki hesapta sorulacak ve sizde sorulara yanıt verip şeffaf olacaksınız.
-G.Ö: Halil Posbıyık sizin için ?Ereğli?yi sömürenlerin başında geliyor? diyor. Ne diyeceksiniz?
Y.B: Az önce bahsettiklerimin cevabı yoksa kimin sömürdüğü belli olacak. Bu nasıl ahlaksızca bir konuşmadır? Bunları söylemek doğru değil ama; benim Ereğli?nin hemen hemen her okulunda, camisinde, köyünde yardımım katkım vardır. Kendisinden bile aldığım onlarca plaket vardır. TSO?dan" vergi dairesinden ödüllerim plaketlerim vardır. Çalışan, üreten ve istihdam sağlayan 40 yıllık kurumum. Çamur atana bakarmısınız, bu güne kadar kimseye kendi parasıyla sigara bile ikram etmemiş, kendi parasıyla yemek bile ısmarlamamış! Ama belediyenin yani halkın parasını hovardaca harcayabilmiş. Belediye?nin faturaları tek tek incelendiğinde ortaya çıkan yemek ödemeleri bile her şeyi gösterir! Her dakika her saniye ayrı bir karaktere bürünen bu şahıs köyde kıvırcık, şehirde laz, kürt, abaza, çerkez, yurtta tarikatçı ve meyhanede de başka bir şey! İş adamının yanında köylüyle mahalleliyle alay eden, köyde de işadamlarına sömürücü diyen ama varlığının mantıklı açıklamasını yapamayan insan. Şimdi soracağız halka kim sömürücü?
-G.Ö: Tehdit ve hakaret içeren mesajlar aldığınızı açıkladınız ve cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundunuz. Herhangi bir tespit yapılabildi mi, mesajların kimden ve nerden geldiği belli oldu mu?
Y.B: Mesajlar isimli adresli geliyor. Yargı tespit etmeden isim söylemiyorum, ama eğer isimler doğruysa bu arkadaşlarla işimiz çok. Ne bugün, ne de yarın Ereğli ya da başka şehir fark etmez elimiz yakalarında olacak ve hesabını yargıda soracağız." Öyle çarşıda lokantada gariplere yapılan tehditleri şantajları biliyoruz, hepsinin hesabını verecekler.
-G.Ö: Halil Posbıyık?a bazı konularda açıklama yapması için yılbaşına kadar süre tanıdınız. Ama herhangi bir açıklama gelmedi. Bu konuyu biraz daha açarmısınız?
Y.B: Süre doldu. Herhangi bir açıklama yapmadı. Bizim de zaten hazırlıklarımız tamam. Gereğini yapacağız?
-G.Ö: Sizce karadeniz Ereğli olması gereken yerde mi?
Y.B: Seçim zamanında da iş adamı olarak da her zaman söyledim. Ereğli?nin potansiyeli kullanılamıyor diye. Bu şehir her haliyle Türkiye?nin parlayan yıldızı olmalıydı. Zamanında öyleydi de fakat kötü yönetimler beceriksizlikler şehrin değil, siyasi ihtiraslarının peşinde koşmalar Ereğli Ereğli deyip şahsı için çalışanlar, her şey Ereğli için deyip aslında şehrimiz umurlarında olmayanlar, halkın iyi niyetlerini istismar edenler ne yazık ki bu kenti bugünkü durumuna getirmiştir.
Oysa bu şehir coğrafi konumu itibariyle fiziki durumuyla denizi, limanı, toprağı, siyah taşı ve dünya devi çelik sektörüyle ülkenin en önemli şehri. Ancak bunu idrak etmek lazım" ve bu imkanları göz önünde bulundurarak yönetmek lazım.
Burada encümen üyelerine de büyük görev düşüyor!
Encümene şehir çıkarlarına değil, kendi çıkarlarına, kinlerine göre maddeler getiriyor ve encümende bunları onaylayıp çıkarıyor. O encümen üyesi arkadaşlar bilmeliler ki" bu arkadaş sıyrılır gider, ancak onların başı çok ağrır. Encümen üyelerini bir kez daha ikaz ediyorum; gelen konuları irdelesinler sonra karar versinler. Ereğli halkı onlara akıllarını fikirlerini kullansınlar diye oy verdi. Aynı şey belediye bürokratları için de geçerli. Bürokrat arkadaşların üzüldüklerini kahrolduklarını biliyorum. İşe giderken eziyete gider gibi bugün ne saçmalıkla uğraşacağız düşüncesiyle gittiklerini biliyorum fakat onlarında zaman içinde başları ağrıyacak görünüyor.
-G.Ö: Balcı Şirketler Grubu her geçen gün büyüyor. Fixkim bugün iddialı ve ulusal bir marka oldu. Kayseride de üretime başladığınızı duyduk. Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?
Y.B: Bugün itibariyle sektörümüzde en büyük 5 üreticiden biriyiz. Kayseri üretimimizden sonra Denizli çalışmamız devam ediyor. "Türkiye?de argesi en güçlü şirketlerin başındayız 100 çeşidin üzerinde ürün gamımızın yanında sadece patenti bize ait olan 6 ürünümüzle de sektörün lokomotifi olduk.
Özellikle ısı yalıtımı konusunda Türkiye?de büyük bir açık var. Her yıl yaklaşık 8 milyar dolar parayı enerji kaybından dolayı havaya atıyoruz. Bu anlamda da düşünürseniz Fixkim Türkiye?de büyük bir görevi üstlenmiş durumda.
Bakın biz uzun zamanlar enerji tasarrufu için tüketiciye, yani mantolama yapacak olan daire ve bina sahiplerine özel kredi verilmesi için mücadele ettik. Bu mücadelemizde de başarılı olduk ve önerimizi bazı bankalar dikkate aldı. Fixkim?in girişimleri doğrultusunda şimdi bazı özel bankalar mantolama yapmak isteyen tüketiciye çok cazip ve uygun şartlarda düşük faiz ile kredi vermeye başladı. Bu de Türkiye?de bizim başarımızdır.
-G.Ö: 2011?de Türkiye ekonomisi sizce nasıl olacak. Piyasalarda haraketlilik sağlanacak mı?
Y.B: Sektör itibariyle 2010 da %20 ye yakın büyüdük. 2011 yine 20?lerde beklentimiz var. 2009 ve öncesinin yaraları kapandı. Genel itibariyle bakınca da 2023 deki en büyük 10 ekonomiye girme hedefine doğru çok doğru ve istikrarlı gidişat devam ediyor.
Türkiye?de ki bu istikrar devam ettiği ve bozulmadığı sürece Türkiye çok yakın zamanda hedeflerini aşar diye düşünüyorum.
Haber :
ETİKETLER : Yazdır
yüksel bey. söylediklerinizin altına gözüm kapalı imza atarım. tebrik ederim sizi. sizin gibi başarılı bir insanı bu ereğli halkı nasıl değerlendirmedi anlamıyorum. demekki iyi iş yapan değil, güzel ve süslü konuşan lazımmış bu memlekete. ereğliye yazım günah oldu. yılları kayboldu bu kentin.
- s.
- 1







