Yaşar Sever'den önemli, ama çok önemli açıklama!
Gazeteci Mehmet Öztürk'ün kendisine saldırdığını iddia ettiği ve gazeteci örgütlerinin kınadığı Ormanlı Belediye Başkanı Yaşar Sever önemli bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı mutlaka okuyun!
Haber giriş tarihi : 14-10-2010 | 00 : 23 00
Haber güncelleme tarihi : 14-10-2010 | 00 : 23 00
Ormanlı Belediye Başkanı Sayın Yaşar SEVER, 10 Ekim 2010 günü yaşanan ve gündemdeki yerini koruyan, DARP İDDİASI ile ilgili olarak, kamuoyunu bilgilendirme adına açıklamalarda bulundu.
Başkan Sever`in açıklaması şöyle:
*NEDEN YAŞANDI BU SÜREÇ
Bu, istenen bir süreç değil? Gazetecilik anlayışı karalama kampanyasına dönüşen Mehmet ÖZTÜRK ile sözlü tartışma yaşadık. Tartışmayı doğuran nedenin öğrenilmesi için gazetenin tüm sayıları ya da son 3-4 sayısı incelendiğinde daha geniş bilgi elde edilebilir.
Günümüzde gazeteciliğin, özel amaç ve çıkarlara alet edilmesi, böyle süreçleri meydana getiriyor. Anlayacağınız, menfaat-para-maddi hesaplar, bazen olumsuz sonuçlara götürüyor.
* EŞİNİZ ?EVET?E Mİ ÇALIŞTI
Böyle asılsız bir iftira olamaz. Benim eşim, seçimlerde bana bile oy istemekte zorlanan bir ruh yapısına sahip. Bu tür haberlerle ne yapmak istiyorlar ki. Bir de, ?basın meslek ve ilkelerine uymaya söz verdik? diyorlar.
Yasalarda ?Basın, aile kurumunu sarsıcı ve incitici yayın yapamaz? denir ama, ilgili bir başkası bu kanunlara uymadığı zaman, onu savunmak isteyen diğer adamları, suç işlediği isnat edilen kişiyi, orman kanunu uygulamakla suçlayabiliyorlar.
* HER ŞEYİ YAZIP, ?BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ? VAR DİYORLAR
Peki basının özgürlüğü, benim ya da bir başka vatandaşın özgürlüğüne engel oluyorsa ne olacak. Ağzı olan konuşursa, kalemi alan yazarsa, bilgisayarı bürosu olan ben gazeteciyim ve özgür basınım derse ne olacak. Yasalar var denilecek ama ?düzeltme ve tekzip hakkına? bile riayet edilmeyen bir çok haber ve gazeteyle uğraşmaktan, nasıl vakit bulup da kendi işimizi yapacağız.
İnsanların hak ve hukukuna zarar verenler ne yüzle basın özgürlüğüne sığınıyorlar. Basını gazeteyi, insanların üstünde adeta bir sopa gibi tutmak, tehdit ve şantaj değil midir. Basın, ?bilgiyi- haberi?, üretmede-yaymada-yorumlamada-eleştirmede özgürdür ama, insanların onurları ve gururları ile oynamada özgür değildir.
Yani gazeteci her istediğini yazacak, meclisin-milletvekillerinin-bakanların-başbakanların da üstünde olduğu zannıyla, insanları milleti devleti istediği gibi yönetecek ve yönlendirecek öyle mi? Başkanların aleyhinde, doğruluk dürüstlük gözetilmeden her şey serbestçe yazılabilecek, yani başkanlar oyuncak, öyle mi?
*OLAYI BUGÜNKÜ DURUMA, HANGİ HABERLER GETİRDİ
Halk Postası Gazetesinin, bir iki yıldır, Ormanlı Belediyesi ve şahsımla ilgili tüm haberleri, kasıtlı ve karalama mahsulü haberler. Belediyenin iş ve işlevleri ile ilgili tek haberleri olmadı.
En son, 8.10.10 tarihli gazete haberi, bizi tartışmaya sürükleyen, ve bardağı taşıran haber oldu..
Ormanlı Belediyesi, 25 yıllık geçmişinden bu güne, birikmiş büyük borç yükü altındadır. Personelin maaşını vermek için, tüm imkanları zorluyoruz. Fakat, zamanında ödenemeyen bir borcumuz için elektriklerimiz hafta sonu kesildi. Şarter iner inmez gazete haberi yazıldı, BELEDİYE KARANLIKTA KALDI manşeti atıldı, ilginç tarafı ?başkanın fırınının elektrikleri kesildi mi? diye bir soru da eklendi, yani haberin ve habercinin niyeti ortada? Benim iş yerinden sana ne, belediyeyle işyerini neden kıyaslıyorsun.. Hemen ardından ?başkan bu yükü taşıyamıyorsa bıraksın? diye eklenmiş.. Güya bunu da Ormanlı Halkı söylemiş.. Unutulmuş ki, beni başkan seçen zaten Ormanlı halkı.. Fakat ben unutmadım, aynı yayının, seçim dönemindeki aleyhimde yaptığı asılsız haberleri.. Yani benim kazanmamam için, ilgili gazete ve gazeteci elinden geleni yaptı.
10.10.10?de aynı gazete, CHP?DE İSTİFA DARBESİ haberi veriyor, istifa edenler başka, haberde kullanılan fotoğraf başka. Neden şahsımın fotoğrafı var orda.. Gazeteci ?haber-bilgi-fotoğraf yayınlarken, yanıltıcı ve karalayıcı bir anlayışla haber yapamaz? ilkesi yok mu?. Basın bu kadar özgür mü?İstediğin habere istediğin fotoğrafı ekle, hata yaptım ve özür dilerim deme, sonra da ?basın özgürlüğü?ne sığınıp, ilgili ?gazeteciler cemiyetlerinden? KINAMA çıkarttır, devlet kanunu değil de dağ kanunu işletiyor desinler, kendilerini sosyal demokrat gören sözde basın üyeleri .. Aynı haberde, ?başkanın eşi EVET? e çalıştı yönünde dedikodular var? de, dedikodudan kötü niyetli bir haber yap, sonra ?sen ne yapmak istiyorsun? diye sormak üzere önüne çıkan olursa, basın özgürlüğü var ve haber yapıyorum de? Yaşanan bir tartışma olunca, tüm basın dernek ve örgütlerini telefonla ara ?bana saldırıyorlar, olayı tüm basın mensuplarına aktar? de..
?Gazeteci, dedikodu-söylenti-lekeleme ve hakaret unsurlarını kullanamaz? diyen basın ilkeleri kanunları yok mu acaba..
Bu arada, olayı dürüstçe değerlendiren ve yaşanan darp iddiası durumunu bile haber malzemesi yapmayan, basının güzide temsilcilerine teşekkür ederim.
İlgili gazetenin aleyhimizdeki haberleri sadece bunlar değil? ?18000 markın hesabı sorulmadı? sanki belediye mahkeme, ?Ormanlı susuz kaldı? sanki hiç yaşanmamış gibi, ?Belediye başkanı mahkemelik?, ?Adaletsiz başkana müfettiş denetimi?.. Adaletsiz Başkan haberinin asılsız olduğunu, bununla ilgili resmi raporları iletmemize rağmen, ?çamur at izi kalsın? denilerek sürekli sinirleri yıpratıcı bir düşünceyle, habercilik yapıldı? Kötü niyetli habercilik olduğu apaçık ortada.. Hiçbir olumlu ve iyi haber yok..
*DÜZELTME VE TEKZİP HAKKI
İlgili gazeteci ve gazeteye bir çok defa sözlü haber düzeltmesi yaptım ama duymadı.. Bir haberiyle ilgili olarak, yayınlanması isteğiyle kendi e mail adresine TEKZİP gönderdim yayınlamadı. Belediyeye gönderdiği bir arkadaşı, benden reklam abone ve benzeri ad altında ücret istedi fakat ben, yayınlamadığınız şu tekzibi yayınlayın o zaman paranı alırsın, dedim.. Yine de, cevap hakkımıza saygı duyulmadı.
Biz belediye hizmeti yapıyoruz, bunlarla uğraşacak zamanımız ve davalara aktaracak paramız yok, yeter artık.
*YAYINLANAN HABER VE BİDİRİLERE
Bu durumun ardından bazı cemiyetlerin açıklamaları ve kınamaları oldu. Onlara, insanların hak ve hukukunu çiğneyen gazeteci arkadaşlarına yönelik neden yaptırım ve denetim uygulamadıklarını sormak istiyorum.
Zonguldak-Ç.G.D. şubesinin basın bildirisinde bulunan, ?basın, gerçekleri dile getirmek ve halkı doğru bilgilendirmek için vardır? ifadeleri kullanılmıştır. Fakat ilgili yayın, neden bu tür olaylara sıkça sebep oluyor diye sorgulanmış mıdır. Basını, halkın ve temsilcilerinin başında sopa olarak kullananlara, yaptırımları ve önerileri olmuş mudur.
?Gazeteciler, gücünü demokrasiden alır ve demokrasinin denetçileridir? deyip, demokrasi ile seçilmiş bir başkana yönelik olarak ?bu kişiden hesap sorması gereken CHP İl Yönetimidir? denilmesi, kendilerinin demokrasileri midir? Bununla da yetinmeyip, haksız ve bilgisiz bir düşünceyle, ?bu belediye başkanı 12 eylül referandumunda parti disiplinine uymamıştır? diyerek, demokrasiye ve partiye müdahale etmiş olunmuyor mu? Ardından, ?Ormanlı Belediye Başkanı, orman kanunlarını uygulamayı düşünüyorsa aynaya bakmalı? sözüyle, acaba yasaları ve demokrasiyi mi kastediyor?
Yeni Ufuk Gazetesi, ?Balcı ekibinin transferi ve yetersizliği Ormanlıcuma?da sorun yarattı? demiş ve ?başkanın eşinin AKP?ye çalıştığı ve bunun sonucu olarak EVET oylarının yüzde 70 oranına ulaştığı? iftirası ve hukuksuzluğuna imza atmış? Nasıl olsa ?basın özgürlüğü var? de mi.. Arkadaşlar, özgürlüğünüz benim ya da başka insanların hakkına tecavüz ediyorsa ne olacak.. Gazetecinin basının özgürlüğü, fikirde bilgide ve bilgiye dayalı yorumda eleştiridedir. Beldenin adı da, Ormanlıcuma değil, Ormanlı?dır.
SONUÇ OLARAK;
İnsanların kişilik haklarına saygı göstermek, medyanın-kişilerin ve kurumların asli grevi olmalıdır.
Gerçek dışı haberlerin ve durumların, insanları istenmeyen sonuçlara sürükleyebileceği bilincinde olunmalıdır.
Yaşanan olay ve durumla ilgili olarak, kamuoyunu bilgilendirirken, insanların kişilik hak ve hukukuna tecavüz edenlerin ve de bunları hemen savunma refleksi içine girenlerin, sadece kınanmayıp lanetlenmesi gerektiğini, kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Konu, adalete intikal ettirilmiştir.
Kamuoyunun bilgisi ve takdirine saygıyla arz ederim.
Başkan Sever`in açıklaması şöyle:
*NEDEN YAŞANDI BU SÜREÇ
Bu, istenen bir süreç değil? Gazetecilik anlayışı karalama kampanyasına dönüşen Mehmet ÖZTÜRK ile sözlü tartışma yaşadık. Tartışmayı doğuran nedenin öğrenilmesi için gazetenin tüm sayıları ya da son 3-4 sayısı incelendiğinde daha geniş bilgi elde edilebilir.
Günümüzde gazeteciliğin, özel amaç ve çıkarlara alet edilmesi, böyle süreçleri meydana getiriyor. Anlayacağınız, menfaat-para-maddi hesaplar, bazen olumsuz sonuçlara götürüyor.
* EŞİNİZ ?EVET?E Mİ ÇALIŞTI
Böyle asılsız bir iftira olamaz. Benim eşim, seçimlerde bana bile oy istemekte zorlanan bir ruh yapısına sahip. Bu tür haberlerle ne yapmak istiyorlar ki. Bir de, ?basın meslek ve ilkelerine uymaya söz verdik? diyorlar.
Yasalarda ?Basın, aile kurumunu sarsıcı ve incitici yayın yapamaz? denir ama, ilgili bir başkası bu kanunlara uymadığı zaman, onu savunmak isteyen diğer adamları, suç işlediği isnat edilen kişiyi, orman kanunu uygulamakla suçlayabiliyorlar.
* HER ŞEYİ YAZIP, ?BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ? VAR DİYORLAR
Peki basının özgürlüğü, benim ya da bir başka vatandaşın özgürlüğüne engel oluyorsa ne olacak. Ağzı olan konuşursa, kalemi alan yazarsa, bilgisayarı bürosu olan ben gazeteciyim ve özgür basınım derse ne olacak. Yasalar var denilecek ama ?düzeltme ve tekzip hakkına? bile riayet edilmeyen bir çok haber ve gazeteyle uğraşmaktan, nasıl vakit bulup da kendi işimizi yapacağız.
İnsanların hak ve hukukuna zarar verenler ne yüzle basın özgürlüğüne sığınıyorlar. Basını gazeteyi, insanların üstünde adeta bir sopa gibi tutmak, tehdit ve şantaj değil midir. Basın, ?bilgiyi- haberi?, üretmede-yaymada-yorumlamada-eleştirmede özgürdür ama, insanların onurları ve gururları ile oynamada özgür değildir.
Yani gazeteci her istediğini yazacak, meclisin-milletvekillerinin-bakanların-başbakanların da üstünde olduğu zannıyla, insanları milleti devleti istediği gibi yönetecek ve yönlendirecek öyle mi? Başkanların aleyhinde, doğruluk dürüstlük gözetilmeden her şey serbestçe yazılabilecek, yani başkanlar oyuncak, öyle mi?
*OLAYI BUGÜNKÜ DURUMA, HANGİ HABERLER GETİRDİ
Halk Postası Gazetesinin, bir iki yıldır, Ormanlı Belediyesi ve şahsımla ilgili tüm haberleri, kasıtlı ve karalama mahsulü haberler. Belediyenin iş ve işlevleri ile ilgili tek haberleri olmadı.
En son, 8.10.10 tarihli gazete haberi, bizi tartışmaya sürükleyen, ve bardağı taşıran haber oldu..
Ormanlı Belediyesi, 25 yıllık geçmişinden bu güne, birikmiş büyük borç yükü altındadır. Personelin maaşını vermek için, tüm imkanları zorluyoruz. Fakat, zamanında ödenemeyen bir borcumuz için elektriklerimiz hafta sonu kesildi. Şarter iner inmez gazete haberi yazıldı, BELEDİYE KARANLIKTA KALDI manşeti atıldı, ilginç tarafı ?başkanın fırınının elektrikleri kesildi mi? diye bir soru da eklendi, yani haberin ve habercinin niyeti ortada? Benim iş yerinden sana ne, belediyeyle işyerini neden kıyaslıyorsun.. Hemen ardından ?başkan bu yükü taşıyamıyorsa bıraksın? diye eklenmiş.. Güya bunu da Ormanlı Halkı söylemiş.. Unutulmuş ki, beni başkan seçen zaten Ormanlı halkı.. Fakat ben unutmadım, aynı yayının, seçim dönemindeki aleyhimde yaptığı asılsız haberleri.. Yani benim kazanmamam için, ilgili gazete ve gazeteci elinden geleni yaptı.
10.10.10?de aynı gazete, CHP?DE İSTİFA DARBESİ haberi veriyor, istifa edenler başka, haberde kullanılan fotoğraf başka. Neden şahsımın fotoğrafı var orda.. Gazeteci ?haber-bilgi-fotoğraf yayınlarken, yanıltıcı ve karalayıcı bir anlayışla haber yapamaz? ilkesi yok mu?. Basın bu kadar özgür mü?İstediğin habere istediğin fotoğrafı ekle, hata yaptım ve özür dilerim deme, sonra da ?basın özgürlüğü?ne sığınıp, ilgili ?gazeteciler cemiyetlerinden? KINAMA çıkarttır, devlet kanunu değil de dağ kanunu işletiyor desinler, kendilerini sosyal demokrat gören sözde basın üyeleri .. Aynı haberde, ?başkanın eşi EVET? e çalıştı yönünde dedikodular var? de, dedikodudan kötü niyetli bir haber yap, sonra ?sen ne yapmak istiyorsun? diye sormak üzere önüne çıkan olursa, basın özgürlüğü var ve haber yapıyorum de? Yaşanan bir tartışma olunca, tüm basın dernek ve örgütlerini telefonla ara ?bana saldırıyorlar, olayı tüm basın mensuplarına aktar? de..
?Gazeteci, dedikodu-söylenti-lekeleme ve hakaret unsurlarını kullanamaz? diyen basın ilkeleri kanunları yok mu acaba..
Bu arada, olayı dürüstçe değerlendiren ve yaşanan darp iddiası durumunu bile haber malzemesi yapmayan, basının güzide temsilcilerine teşekkür ederim.
İlgili gazetenin aleyhimizdeki haberleri sadece bunlar değil? ?18000 markın hesabı sorulmadı? sanki belediye mahkeme, ?Ormanlı susuz kaldı? sanki hiç yaşanmamış gibi, ?Belediye başkanı mahkemelik?, ?Adaletsiz başkana müfettiş denetimi?.. Adaletsiz Başkan haberinin asılsız olduğunu, bununla ilgili resmi raporları iletmemize rağmen, ?çamur at izi kalsın? denilerek sürekli sinirleri yıpratıcı bir düşünceyle, habercilik yapıldı? Kötü niyetli habercilik olduğu apaçık ortada.. Hiçbir olumlu ve iyi haber yok..
*DÜZELTME VE TEKZİP HAKKI
İlgili gazeteci ve gazeteye bir çok defa sözlü haber düzeltmesi yaptım ama duymadı.. Bir haberiyle ilgili olarak, yayınlanması isteğiyle kendi e mail adresine TEKZİP gönderdim yayınlamadı. Belediyeye gönderdiği bir arkadaşı, benden reklam abone ve benzeri ad altında ücret istedi fakat ben, yayınlamadığınız şu tekzibi yayınlayın o zaman paranı alırsın, dedim.. Yine de, cevap hakkımıza saygı duyulmadı.
Biz belediye hizmeti yapıyoruz, bunlarla uğraşacak zamanımız ve davalara aktaracak paramız yok, yeter artık.
*YAYINLANAN HABER VE BİDİRİLERE
Bu durumun ardından bazı cemiyetlerin açıklamaları ve kınamaları oldu. Onlara, insanların hak ve hukukunu çiğneyen gazeteci arkadaşlarına yönelik neden yaptırım ve denetim uygulamadıklarını sormak istiyorum.
Zonguldak-Ç.G.D. şubesinin basın bildirisinde bulunan, ?basın, gerçekleri dile getirmek ve halkı doğru bilgilendirmek için vardır? ifadeleri kullanılmıştır. Fakat ilgili yayın, neden bu tür olaylara sıkça sebep oluyor diye sorgulanmış mıdır. Basını, halkın ve temsilcilerinin başında sopa olarak kullananlara, yaptırımları ve önerileri olmuş mudur.
?Gazeteciler, gücünü demokrasiden alır ve demokrasinin denetçileridir? deyip, demokrasi ile seçilmiş bir başkana yönelik olarak ?bu kişiden hesap sorması gereken CHP İl Yönetimidir? denilmesi, kendilerinin demokrasileri midir? Bununla da yetinmeyip, haksız ve bilgisiz bir düşünceyle, ?bu belediye başkanı 12 eylül referandumunda parti disiplinine uymamıştır? diyerek, demokrasiye ve partiye müdahale etmiş olunmuyor mu? Ardından, ?Ormanlı Belediye Başkanı, orman kanunlarını uygulamayı düşünüyorsa aynaya bakmalı? sözüyle, acaba yasaları ve demokrasiyi mi kastediyor?
Yeni Ufuk Gazetesi, ?Balcı ekibinin transferi ve yetersizliği Ormanlıcuma?da sorun yarattı? demiş ve ?başkanın eşinin AKP?ye çalıştığı ve bunun sonucu olarak EVET oylarının yüzde 70 oranına ulaştığı? iftirası ve hukuksuzluğuna imza atmış? Nasıl olsa ?basın özgürlüğü var? de mi.. Arkadaşlar, özgürlüğünüz benim ya da başka insanların hakkına tecavüz ediyorsa ne olacak.. Gazetecinin basının özgürlüğü, fikirde bilgide ve bilgiye dayalı yorumda eleştiridedir. Beldenin adı da, Ormanlıcuma değil, Ormanlı?dır.
SONUÇ OLARAK;
İnsanların kişilik haklarına saygı göstermek, medyanın-kişilerin ve kurumların asli grevi olmalıdır.
Gerçek dışı haberlerin ve durumların, insanları istenmeyen sonuçlara sürükleyebileceği bilincinde olunmalıdır.
Yaşanan olay ve durumla ilgili olarak, kamuoyunu bilgilendirirken, insanların kişilik hak ve hukukuna tecavüz edenlerin ve de bunları hemen savunma refleksi içine girenlerin, sadece kınanmayıp lanetlenmesi gerektiğini, kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Konu, adalete intikal ettirilmiştir.
Kamuoyunun bilgisi ve takdirine saygıyla arz ederim.
Haber :
ETİKETLER : Yazdır
Çok Okunanlar
» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor
» Henüz BU HAFTA Haber Görünmüyor








