TURPCU'DAN DAVET VAR...
CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, 26-30 Ağustos tarihlerinde Çanakkale Gelibolu'da yapılacak olan Adalet Kurultayı ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Haber giriş tarihi : 10-08-2017 | 13 : 55 09
Haber güncelleme tarihi : 10-08-2017 | 13 : 55 09
CHP
Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, 26-30 Ağustos tarihlerinde Çanakkale
Gelibolu'da yapılacak olan Adalet Kurultayı ile ilgili yazılı bir basın
açıklaması yaptı.
Adalet
yürüyüşü ile başlayan sürecin, siyaset ve partiler üstü bir mücadele olduğuna
dikkat çeken Milletvekili Turpcu, ülkemizdeki
adalet ihtiyacının hiç olmadığı kadar öncelik olduğu bir dönemde adalet için
toplumumuzun tüm kesimleriyle birlikte verdiğimiz
mücadele devam edecektir ifadelerini kullandı.
Turpcu,
açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
15
Haziran-9 Temmuz 2017 tarihleri arasında dünya siyasi tarihinin en önemli
barışçıl eylemlerinden biri olan, Ankara`dan başlayarak İstanbulda son bulan
Adalet Yürüyüşü`nü gerçekleştirdik. O gün söylediğimiz gibi, bu bir
başlangıçtı. Toplumun farklı kesimlerinden gelen talepler dikkate alınarak, bütün
adaletsizliklerin tartışılacağı bir kurultaya ihtiyaç olduğu düşüncesiyle, partimiz,
26-30 Ağustos 2017 tarihlerinde, 5 gün sürecek
Adalet Kurultayı`nı, Cumhuriyetimizin önsözünün yazıldığı topraklarda,
Gelibolu Tarihi Yarım Adası`nda yapma kararı aldı.
Bu
kurultayda, toplumun her kesimiyle bir araya gelerek, bütün boyutlarıyla
Türkiye'de yaşanan adaletsizlikleri ve çıkış yollarını konuşacak, tartışacağız.
Bütün adaletsizliklerin tartışılacağı kurultayımız, tüm yurttaşlarımızın ve
adalet arayan herkesin vicdanlarına seslenecektir. Herkes için, kamu ve
toplumsal yaşamın her alanında adalet istiyoruz.
Bu
kurultayda;
Mahkemede
adalet diyeceğiz. Hukukun üstünlüğü, üstünlerin hukuku haline
gelmiş, adaletin terazisi bozulmuş ve kişilere göre bir hal almışsa, bu adalet
değildir! Adalet içinde bulunulan duruma göre kullanılabilecek bir sopa da
değildir. Haklı ile haksızı ayıran mekanizmaya siyasetin baskısı girmişse buna
adalet denemez.
Devlette
adalet diyeceğiz. Herkesin haklarını koruyacak hukuk devleti
kavramı ortadan kaldırılıyor ancak unutulmamalıdır ki, adalet herkese lazımdır.
Hukuksuzluğun, haksızlığın, adaletsizliğin tarafı olmaz, ayarını bozduğunuz o
kantar gün gelir sizi tartar.Kadıyı
satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün Devlet de ölür sözünü
unutmamak gerekir.
Seçimde
adalet diyeceğiz. Demokrasiyi dört yılda yapılan seçimlere
indirgemek halka karşı yapılan en büyük adaletsizliktir. Devlet imkanları ve
kaynakları seçimde tek bir parti yararına kullanılıyorsa adaletsizliktir. Ne
zaman seçim yapılır, oy verme saati bittikten sonra sandıklar açılıp verilen
oylar sayılmaya başlanır, kanunda ne yazıyorsa tam ve gereği gibi yerine
getirilir, seçimin meşruiyetine hiçbir gölge düşmez, hile, şaibe olmaz, o zaman
zaten kimseden sesini çıkarmaz, çıkaramaz.
Geçimde
adalet diyeceğiz. Yoksulluk ve işsizlik hala ülkemizin, en
başta gelen ekonomik ve sosyal sorunlarıdır. En genel anlamda yoksulluk,
ekonomimiz şöyle büyüdü böyle büyüdü istatistikleri yayınlanırken
cüzdanınızın boş olmasıdır. Birileri refah içinde, diğerleri ise yarınından
emin olmadan yaşamaya devam ediyor. Bu böyle devam edemez, etmemelidir.
İnançta
adalet diyeceğiz. Bu ülkede dini inançlarını yerine getirdi
diye kimseye baskı yapılmamıştır. Cumhuriyet değerlerinin ve laiklik ilkesinin
aşındırılması sonucu, dinci örgütlenmelerle, dini inancı yerine getirme
arasındaki farkı ayıramayanlar nedeniyle bu günlere geldik. Din ve inanç
iktidarın tekelinde olamaz. Bu yüzden inançta adalet diyoruz.
Eğitimde
adalet diyeceğiz. Mevcut eğitim sistemi, devlet okullarının
kalitesini olabildiğince düşürmeye dayalı, tek kaygısı dindar gençlik
yetiştirmek olan, cehaleti yücelten ve bilimi aşağılayan bir yapıyla eğitimsiz
insanlar yaratma hedefiniamaçlamaktadır. Bu çocuklarımıza ve geleceğimize
yapılacak en büyük adaletsizlik ve kötülüktür. Sadece parası olanın değil,
toplumun her kesiminden, her gelir grubundan çocuklarımızın eğitimde fırsat
eşitliğine sahip olması için adalet istiyoruz.
Yaşamda
adalet diyeceğiz. Toplumdaki eşitsizlikler ve yoksulluk faktörü
nedeniyle insani gelişmişlik bakımından dünya sıralamasında aşağı sıralarda yer
almaktayız. Toplumsal katmanlar arası gelir eşitsizliğinin artması farklı gelir
grubuna mensup yurttaşlarımız arasındaki sosyal ve ekonomik uçurumu her geçen
gün daha fazla artırmaktadır. Zenginin daha zengin, fakirin ise daha fakir
olduğu bu düzen böyle devam edemez. Anayasamızın ana tercihlerinden biri olan
Sosyal Devlet kavramını acilen uygulamaya koyarak her alanda bireyin
özgürleştirilmesi, toplumun demokratikleştirilmesi, üretimin artırılması ve
artan üretimin adil dağıtılması hedefine yönelmek gerekmektedir.
Medyada
adalet diyeceğiz. Ülkemizde basın özgürlüğünün sadece adı
vardır, kendi yoktur. Daha doğrusu, iktidar için yazanlara, iktidarın diliyle
konuşanlara basın özgürlüğü vardır. İktidarın borazanı haline getirilen,
manşetleri bile tek elden attırılan medyamız, bugün sansür, otosansür, medyanın
kontrolü, medya üzerinde olan idari ve adli baskılarla karşı karşıyadır. Biz
yasama, yürütme ve yargının yanında dördüncü güç olarak gördüğümüz basın için
de adalet istiyoruz. Basını özgür olmayan ülkede demokrasi olmaz.
Tüm bu nedenlerle, Hak, hukuk, adalet mesajı içi çok dolu ve derin bir
slogandır. Ülkemizde adalet isteyen, adalete susamış herkesi, 26-30 Ağustos
2017 tarihlerinde, Cumhuriyetimizin önsözünün yazıldığı topraklarda, Gelibolu
Tarihi Yarım Adası`nda gerçekleştireceğimiz Adalet Kurultayına bekliyoruz.
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







