Haber giriş tarihi : 27-02-2017 | 00 : 29 14
Haber güncelleme tarihi : 27-02-2017 | 00 : 29 14
Yazılı bir açıklama yapan Mustafa Timur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin 93 yllık tarihinin en kritik döneminden geçtiğini belirterek şöyle dedi:
Türkiye halkı, Cumhuriyetle birlikte birey
/ yurttaş kimliğini kazanmış ve özümsemiştir.
Buradan dönüş olması düşünülemez.Türkiye bu riski
taşıyamaz.
Siyasi tarihimizde yaşadığımız demokrasinin askıya
alındığı dönemlerden sonra ülkemiz bugün, demokrasinin topyekün ortadan
kaldırılması tehlikesiyle baş başa bırakılmıştır.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım ruhuna
sahip olan bu millet, hiçbir darbeyi içine sindirmemiştir ki, bir diktatör yaratabilecek anayasal
düzenlemelere geçit versin.
Demokratik Sol Parti olarak karşı durduğumuz konu,
antidemokratik seçim yasasıyla oluşturulmuş ve toplumun gerçek yapısının temsil
edilmediği bir meclis eliyle, tamamen hakim gücün iradesi tahtında
oluşturulmuş değişiklikler sistematiğinin Türkiye halkına kabul ettirilmeye
çalışılmasıdır.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir anlayışı,
sadece halkın oylarıyla meclise seçilmiş vekillerin iradesini değil, kuvvetler
ayrılığı prensibinin ana ayaklarının tümünün iradesini beraberinde barındırır.
Yürütmenin başı Cumhurbaşkanı olabilir ama, egemenlik
bir Cumhurbaşkanının tek satırlık
imzasına mahkûm edilemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde ana muhalefet partisinin
de katılımıyla meşrulaştırılarak 339 oyla kabul edilen ve önümüzdeki süreçte
halkın iradesine sunulacak olan
Anayasa değişiklikleri, bu milleti birey/yurttaş
olmaktan çıkarıp, yeniden tebaa/kul statüsüne indirgeyecek bir yetki gücü
yaratmaktadır.
Bu kabul edilemez..Türkiye bu riski taşıyamaz.
Lakin sorun, bugün iş başında olan Cumhurbaşkanından
ziyade, yerine seçilecek olanın elde edeceği sınırsız yetkilerle neler
yapabileceğidir.
ÖRNEĞİN.
Bugünkü
Cumhurbaşkanı, Tek millet, tek devlet, tek dil diyor.
Yerine gelen Her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın
altına aldık derse?
Bugünkü Cumhurbaşkanı, Anayasanın ilk dört maddesiyle
sorunumuz yok diyor.
Yerine gelen Millet istedikten sonra laiklik tabii
elden gidecek derse?
Bugünkü Cumhurbaşkanı, FETÖ terör örgütüyle amansız
bir mücadele sürdürüyor ve sonuna kadar da mücadele edeceğiz diyor.
Yerine gelen Gurbet hasrettir, bitsin artık bu sıla
hasreti derse?
Bu örnekleri çoğaltabiliriz.Kuvvetler ayrılığının
yerine kuvvetler birliğini benimsemiş ve içine sindirebilen bir iktidar
çoğunluğu ülkeyi geri dönülmez badirelere sürükleyebilecektir.
Türkiye bu riski taşıyamaz.
Demokratik Sol Parti Cumhuriyetin,laikliğin,İnsan Hak
ve Özgürlüğün ,Demokrasinin Teminatı ve
Güvencesidir. DSP 16 Nisan'da Tek Millet
,Tek Bayrak,Tek Vatan,Tek Devlet olarak kalabilmesi için Halkın önüne
getirilecek referandum sandığından KAHVERENGİ oyların çoğunlukta çıkması
için tüm örgütüyle beraber HAYIR
denilmesi için var gücüyle çalışacaktır.
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







