Muhittin Hoca'dan mesaj: Hele siz de bir yaşlanın!
İzmir Narlıdere Huzur Evinde yaşayan Alaplı?lı emekli öğretmen Muhittin Kaymaz?dan sitem dolu bir mesaj geldi!
Haber giriş tarihi : 15-06-2012 | 11 : 10 00
Haber güncelleme tarihi : 15-06-2012 | 11 : 10 00
İzmir Narlıdere Huzur Evinde yaşayan Alaplı?lı emekli öğretmen Muhittin Kaymaz?dan sitem dolu bir mesaj geldi!
Ereğli?ye mesaj gönderen muhittin kaymaz bakın ne diyor:
Özel günler vardır,vaz geçilmezlerimizdir. Mutlaka o günü yaşamak isteriz. Kızının veya oğlunun düğününde bulunmayı kim istemez ki !?...
Kentler için de, festivaller aynıdır. O gün insan çoşmak ister. Kardeşlerini, arkadaşlarını, dostlarını selamlamak ister. O yaşadığı toprakların kokusunu duymak ister. Hatta, yaş kaç olursa olsun ; yöresinin türkülerini mırıldanmak ister. Zurna ile zurna, davulla davul, köçek ile köçek olur.
Siz yaşlılığı bilmezsiniz. Ben çocukluğu veya gençliği bilirim. Çünkü, ben çocuk oldum-genç oldum, fakat siz hiç yaşlı olmadınız ki!
O köy yollarında ben nice sopa atlara bindim. Devrim adına, demokrasi adına her köyde izim vardır. Ben Ereğli?ye geldiğimde, o izleri halkın gönlünde görüyorum. Siyasi yandaşlarımdan, halkın sıcaklığını görememek insanı üzüyor.
Bir ülke, bir kent sanatçıları ile değer kazanır. O ülkeyi, o kenti yönetenler; bu değerlendirmeyi yapabilmelidirler. Bir festival, emekçileriyle, halkıyle, sanatçılarıyle, siyasileriyle, çocuklarıyla, gençleriyle kutlanırsa değer kazanır.
O kentteki değerli insanlara saygı ve sevgi gösterilirse, gençliğe örnek gösterilmiş olur. Gençlikte kendine rol modeller alır.
Geleceğe çağdaş adımlar atılır.
Ben kendimi üstün bir sanatçı, üstün bir değer olarak görmüyorum. Fakat, Ereğli?ye çok hizmet verdiğime inanıyorum. Bu yaşıma rağmen on iki kitap ürettim. Bunlar okullarda okutuluyor. Şiirlerim severek okunuyor. Ayrıca, çağdaş bir eğitimci olmanın bedelini hala ödüyorum.
Bunlar adına, en azından Ereğli Festivali için bir davet beklerdim. Gelecek yıl belki olmayacağım. Bu davet, kadir bilirliğin nişanesi olacaktı. Üzgünüm !!!
Bu gibi davranışlar için solcu- sağcı olmaya da gerek yoktur. Kişinin o yöreye değer katması yeterlidir. Bizler kendi değerlerimizi bilmiyoruz. Atalarımız, ?ev danasından öküz olmaz?, demişler. Bakın, Ömer Seyfettin denilince aklıma Gönen gelir. Ereğli denilince de, akıllara bazı değerlerin gelmesi gerekmez mi ?
Bu yılı düşürsek, ben ;
* Üç tane yeni kitap yayınladım.
? Demokrasi platformunundan onur bulgesi aldım.
? Anayasa yapma çalışmalarında aktif görev aldım.
? Üç tane büyük briç turnuvasında kupalar aldım.
? Türkiye Kulüpler arası briç şampiyonasında, takımımla çeyrek finale çıktım.
? Çeşitle yayın organlarında yüze yakın yazım yayınlandı.
Tüm bunları yaparken, Zonguldak?ın ? Ereğli?nin adı geçmektedir.
B bu başarıları, Ereğli yönetecileri değerlendirmelidirler.
Tamtamına yetmiş yılı aşkın bir süre içinde dayanışmasızlığın, birlikte olamamanın ıstırabını duyuyorum. Bunun sonucunun seçimlere de yansıdığını biliyoruz.
Bu saatten sonra yapılacak bir davet; gönüllülüğün ürünü değil, zorlamanın ürünü olacaktır. Ben burada bir davul çaldım. Çünkü, bazı yöneticeler ince saz sesini duymuyorlar. Belki davul sesini duyarlar.
Hele siz de bir yaşlanın, bir selamın önemini anlarsınız.
Anlayanlara selam olsun !...
Ereğli?ye mesaj gönderen muhittin kaymaz bakın ne diyor:
Özel günler vardır,vaz geçilmezlerimizdir. Mutlaka o günü yaşamak isteriz. Kızının veya oğlunun düğününde bulunmayı kim istemez ki !?...
Kentler için de, festivaller aynıdır. O gün insan çoşmak ister. Kardeşlerini, arkadaşlarını, dostlarını selamlamak ister. O yaşadığı toprakların kokusunu duymak ister. Hatta, yaş kaç olursa olsun ; yöresinin türkülerini mırıldanmak ister. Zurna ile zurna, davulla davul, köçek ile köçek olur.
Siz yaşlılığı bilmezsiniz. Ben çocukluğu veya gençliği bilirim. Çünkü, ben çocuk oldum-genç oldum, fakat siz hiç yaşlı olmadınız ki!
O köy yollarında ben nice sopa atlara bindim. Devrim adına, demokrasi adına her köyde izim vardır. Ben Ereğli?ye geldiğimde, o izleri halkın gönlünde görüyorum. Siyasi yandaşlarımdan, halkın sıcaklığını görememek insanı üzüyor.
Bir ülke, bir kent sanatçıları ile değer kazanır. O ülkeyi, o kenti yönetenler; bu değerlendirmeyi yapabilmelidirler. Bir festival, emekçileriyle, halkıyle, sanatçılarıyle, siyasileriyle, çocuklarıyla, gençleriyle kutlanırsa değer kazanır.
O kentteki değerli insanlara saygı ve sevgi gösterilirse, gençliğe örnek gösterilmiş olur. Gençlikte kendine rol modeller alır.
Geleceğe çağdaş adımlar atılır.
Ben kendimi üstün bir sanatçı, üstün bir değer olarak görmüyorum. Fakat, Ereğli?ye çok hizmet verdiğime inanıyorum. Bu yaşıma rağmen on iki kitap ürettim. Bunlar okullarda okutuluyor. Şiirlerim severek okunuyor. Ayrıca, çağdaş bir eğitimci olmanın bedelini hala ödüyorum.
Bunlar adına, en azından Ereğli Festivali için bir davet beklerdim. Gelecek yıl belki olmayacağım. Bu davet, kadir bilirliğin nişanesi olacaktı. Üzgünüm !!!
Bu gibi davranışlar için solcu- sağcı olmaya da gerek yoktur. Kişinin o yöreye değer katması yeterlidir. Bizler kendi değerlerimizi bilmiyoruz. Atalarımız, ?ev danasından öküz olmaz?, demişler. Bakın, Ömer Seyfettin denilince aklıma Gönen gelir. Ereğli denilince de, akıllara bazı değerlerin gelmesi gerekmez mi ?
Bu yılı düşürsek, ben ;
* Üç tane yeni kitap yayınladım.
? Demokrasi platformunundan onur bulgesi aldım.
? Anayasa yapma çalışmalarında aktif görev aldım.
? Üç tane büyük briç turnuvasında kupalar aldım.
? Türkiye Kulüpler arası briç şampiyonasında, takımımla çeyrek finale çıktım.
? Çeşitle yayın organlarında yüze yakın yazım yayınlandı.
Tüm bunları yaparken, Zonguldak?ın ? Ereğli?nin adı geçmektedir.
B bu başarıları, Ereğli yönetecileri değerlendirmelidirler.
Tamtamına yetmiş yılı aşkın bir süre içinde dayanışmasızlığın, birlikte olamamanın ıstırabını duyuyorum. Bunun sonucunun seçimlere de yansıdığını biliyoruz.
Bu saatten sonra yapılacak bir davet; gönüllülüğün ürünü değil, zorlamanın ürünü olacaktır. Ben burada bir davul çaldım. Çünkü, bazı yöneticeler ince saz sesini duymuyorlar. Belki davul sesini duyarlar.
Hele siz de bir yaşlanın, bir selamın önemini anlarsınız.
Anlayanlara selam olsun !...
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







