İşten atılan bir Erdemirli?den mektup var!
Erdemir?de işten atılan bir işçinin Ereğli?nin Sesi?ne yazdığı mektup?
Haber giriş tarihi : 27-12-2012 | 10 : 37 00
Haber güncelleme tarihi : 27-12-2012 | 10 : 37 00
H.S. adlı işçi bakın duygularını nasıl anlatıyor:
?Şimdi size yaşadıklarımı anlatayım.
Çeşitli sebeplerden esnaf tanıdığınıza kefil olmuşsunuz,akrabanız size öyle bir sarılmış ki kıramayıp kefil olmuşsunuz, kendi krediniz de var ama banka Erdemir?de çalışıyor nasılsa deyip kefilliğinizi kabul etmiş vs. vs. sonra bu ahbap ve akrabalar da kriz nedeniyle borçlarını ödeyemediklerinden onlarında borcu eklenince işin içinden çıkamayıp varlıklarınızı satmanıza rağmen icraya düşmüşsünüz. Maaşınıza haciz yazıları peşpeşe gelmiş sıraya girmiş. Ailenizin yaşam standartları düşmüş yarı aç yarı tok geçiniyorsunuz.Zira tek geliriniz haciz sonrası elinize kalan maaş.Yine de bir işim var, zamanla borçlarımı öderim diye kendinizi ve ailenizi avutuyorsunuz. Ama stresi hep kendi içinizde tutup konu komşuya durumu fark ettirmemek için debelenip duruyorsunuz.Bu arada daha önce yardım ettiğiniz herkes en yakınlarınız bile kriz var deyip size bırakın yardımı benden para ister diye selam bile vermeye çekiniyor. Yeni arkadaş çevreniz haciz memurları ve hacze gelen avukatların elemanları oluyor.Çünkü sık sık sizi ziyaret! ediyorlar.
Adı teşvik denen bu masum! olayda hangi vardiyada çalışırsanız çalışın mesala 0/8 vardiyasından çıkıp evinize gitmiş yorgunluktan hemen uyumuşsunuz. Bir türlü susmayan telefonu uykulu uykulu açıyorsunuz ve tanıdık bir ses (Amiriniz)hemen ofise insan kaynaklarına gitmenizi söylüyor.Daha önceki olayları bildiğiniz için sıranın size geldiği korkusuyla endişeli bir şekilde ofise gidiyorsunuz. ?Beni çağırmışsınız? dediğinizde hemen tanıtım kartınızı elinizden alıyorlar ve ?Size şu kadar teşvik veriyoruz iş akdiniz fesh edildi? deniyor.Siz ani bir şoka giriyorsunuz. Çocuğunuz,eşiniz aklınıza geliyor şimdi ne yaparım,nasıl anlatırım düşünceleriyle uğraşırken önünüze peş peşe kağıtlar uzatılıp imzalamanız için acele ettiriyorlar. Zira dışarıda sıradakiler var.Titreyen ellerle imzanızı kağıda, gözyaşlarınızı içinize atıyorsunuz.Çünkü değer verdiğiniz, özveriyle çalıştığınız , %35 maaş kesintisine razı olup çektiğiniz sıkıntılara rağmen kurumun size böyle onursuz bir şekilde davranmasına aşağılanmış en alttaki muamelesi yapmasının kırıklığıyla anlamsız bir şekilde çarşıya gidiyorsunuz. O anda ortamdaki her şey soyutlaşıyor. Daha saatler öncesinde çalışıyor olduğunuz işyerinden atılmış! olduğunuzu algılayamayıp sürekli elinizdeki ilişik kesme(42 formu) kağıdını okuyup duruyorsunuz.Yaptığınız ilk şey büfeden 1 paket sigara alıp peş peşe içmek oluyor. Bir yerde oturup sonrası için ne yapacağınızı düşünüyorsunuz ama aklınıza bir şey gelmiyor.Çünkü teşvik! denen olay sonrası alacağınız para icradaki dosyaları karşılamıyor.Bunun anlamı yani beş parasızsınız.Şimdi ben aileme nasıl açıklarım.Beni bu durumlara düşürenlerin hepsini vursam yok etsem hapse girince ailemin durumu ne olur.Bunu da yapmaktan vazgeçtiniz ama hala bir çözüm bulamadınız.Psikolojiniz alt üst olmuş durumdayken çalan telefondaki aşkım yazısıyla tekrar irkiliyorsunuz.size ?Canım akşam okulda toplantı var daha uyumadın da. gel istersen eve.Sen uyursun ben giderim toplantıya? dediğinde hiç cevap vermeden saatinize baktığınızda 4 saattir aynı yerde olduğunuzu anlıyorsunuz.Eşinize sadece tamam diyebiliyorsunuz ve eve gidiyorsunuz. Sonra?.
Sonrası mı? Sonrası tamamen sizin aile yapınızla eşinizin anlayışı,hayata bakış açısıyla,eğitimiyle vs. ilgili? Benim eşim bana destek oldu beni toparladı. Sonuçta hayat devam ediyor ve hayat sadece Erdemir?den ibaret değil. Artık daha mutluyum. Önemli olan da bu..
Böyle bir durumla karşılaşmamış çalışanlar zaman ilerledikçe acaba bizim de maaşlarımız düşer mi,bizi işten çıkarırlar mı diye her gün bu konuları konuşup duruyorlarmış.Zamanında tüm işçiler, işten çıkarılanlar için sendikacıların ?onun icrası vardı ya!!? deyip olayları sıradan göstermelerine izin vermeselerdi,tepki gösterselerdi bu tür düşüncelere kapılmalarının bir anlamı olmayacaktı.Unutmayın taviz tavizi doğurur.Şimdi herkes sırasını bekliyormuş. Ben sıramı savdım?. yinede yaşadıklarımı kimsenin yaşamaması dileğiyle. H.S?
Haber :
SUSMA SUSDUKÇA SIRA SANA DA GELECEK DERKEN BİZ MEMURLAR HEP YALNIZDIK,NERDE O ESKİ EMEKÇİLERİN KENTİ ZONGULDAK.1990 BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜNÜ YAPANLARA SELAM OLSUNNN
kardesım 3 yıla askın bır zaman bu fılmı bızler görduk ve yaklasık 200 kısı maas ındırımıne ımza atmadık.nıcın benım 3 ayım vardı emeklılıge:gelecek nesılı arkadaslarımızı dusunmedık degıl zararımız olsada destek verelım dedık ama 2200 kısı olsaydık eger maas ındırımı olamayacaktı ve bunları yasamamız olanaksız olacaktı neyse gelecek nesıllerle arkadaslarınızla konusun bu ıktıdarı devırın
erdemirde belediyede çatır çatır adam atıyo ne olacak bu işin sonu yapılması gereken iki kurumun yöneticilerininde biran önce görevlerini bırakması bu yöneticilerle bu kadar oluyo.. helikopter yolculuğunun sonu bu olsa gerek oğuz özgeni özledik
Bende erdemirin darbesini yemiş insanlardanım1,5 sene önce çıkş aldım benim yanımda da kimse yoktu aidatları ödediğim sendika bile sahip ereğlide kimsenin bu çıkışlar dan haberi olmadı yerel gazeteler bile doğru dürüş yer vermedi konun üzerine gitmedi ne açıdırki belediye başkanı erdemirde çıkış olmıyacak diye beyan verdi ve arkasından bunlar yasandı sendikanın o büyük başkanı bile sesi yok bence bunlar fatih tardan korktular Ereğli ekonomişi erdemire bağlıdır o yüksek maaş alan erdemirliler artık yok asgari ücretli ve taşaron işçileri var esnaf kan ağlıyo herkesin kredi ve icralık borcu vardaha nereye kadar biz % 35 fedarkarlık yaptık ... DEVAMI
- s.
- 1







