Haber giriş tarihi : 30-01-2017 | 23 : 48 31
Haber güncelleme tarihi : 30-01-2017 | 23 : 48 31
Pusula Gazetesi Yazarı Atilla Öksüz CHP'yi çok güzel özetledi.
İşte Atilla Öksüz'ün o köşe yazısı:
Bazen CHP ve CHPlileri anlamak gerçekten zor
Kimse yoksa, gölgesine muhalefet edenler bile çoktur.
Siyasette neyin, nerede, ne kadar dozda yapılacağını iyi bilmek lazım
CHP, ne yazık ki, henüz bunu öğrenmemiş isimlerle doludur.
Zonguldak örgütü de öyle mesela!
Öyle şeyler, öyle adamlar var ki, neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
Ne kendilerine, kente faydaları oldu, ne partilerine yeterince
* * * *
Son Danışma Kurulu toplantısı buna iyi bir örnek.
CHPnin, 4 kez çeşitli sebeplerden dolayı ertelediği İl Danışma Kurulu, partinin dört önemli ismi Mehmet Akif Hamzaçebi, Muharrem İnce, Haluk Pekşen, Gürsel Tekinin katılımı ve konuşmalarıyla yapıldı.
* * * *
Bu dört isim, partinin Genel Başkandan sonra gelen dört etkili ismi
Haluk Pekşen, hasta hasta geldi.
Muharrem İnce ve Gürsel Tekin ise, Milletvekili Şerafettin Turpcuya verdikleri söze sadık kalabilmek için gecikmeli olarak katılabildiler.
* * * *
Toplantının ana gündemi, referandum süreci ve siyasi tartışmalar oldu. Hükümete ve yeni pakete yönelik sert sözlerin sarf edildiği toplantıda, bu süreçte örgütlerin nasıl çalışması gerektiği de anlatıldı.
Türkiyenin böylesine kritik döneme girdiği zamanda CHPnin ve CHPlilerin konuşacağı başka şey de olamazdı.
Ama olmadı!
CHPli bazı isimler, ne yaptılar-ettiler kendileriyle böyle bir dönemde kavga etmeyi başardılar.
* * * *
Konuk isimlerin çok olması ve konuşmaların uzaması nedeniyle toplantının danışma toplantısından çok referanduma hazırlık toplantısına dönüşmesi kaçınılmaz oldu.
İl Başkanı Ahmet Altun ve partililerin, milletvekilleri ile birlikte salondan ayrılması üzerine GMİS eski Genel Sekreteri Mustafa Dağlıoğlu, eski İl Başkanlarından Halil Furat, Ertuğrul Koltuk, eski İl Sekreteri Nureddin Yolcu ve beraberindekilerin tepki sesleri yükseldi.
* * * *
Milletvekillerinden Hamzaçebi ve Tekinin yemeğe kalacak zamanı bile yoktu.
Direk ayrıldılar.
Basına açık bölümde verilen mesajlar, CHP siyaseti açısından önemliydi.
Ama bu toplantının önemini anlayamamış isimlerin kafasında daha önemli şeyler vardı.
Daha önceki Merkez İlçe Danışma Kurulunda eteklerindeki taşları döktükleri yetmemiş ki, yeni taşları dökmeye gelmişler.
Dökmeyince de, çılgına dönmüşler.
Oysa ki, bu isimlerden Ali İhsan Köktürk, Konuşmak ister misiniz? teklifinehayır cevabı verdikten sonra
* * * *
Toplantı daha biterken, Gazipaşa çalkalandı.
Alllaahhhh!
Ortalık karışmış.
Halil Furat, esmiş-gürlemiş.
Mustafa Dağlıoğlu, isyan etmiş.
Parti içindeki muhalif diğer isimler, Halil Furatı, Ertuğrulu nasıl konuşturmazsınız? diyerek isyan etmiş.
Hangi partinin Belediye Başkanı olduğu hala anlaşılamamış olan Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, çoktan aleyhte paylaşımlara başlamış.
* * * *
Haliyle medyada da en fazla böylesi polemik ve kavga haberleri yer alıyor.
Sonra CHPliler medyaya kızmaya çalışıyor.
Yahu siz değil misiniz asıl gündemi çiğneyip partinizi bu duruma getiren?
Muharrem İnce çıkmış, ince ince konuşmuş...
Sonra kim konuşacak?
Halil Furat
Çünkü CHP içindeki muhalifler için Halil Furatın konuşacakları, Muharrem İnceninkilerden daha önemli.
* * * *
CHPnin çok sesli ve demokrasinin işlediği bir parti olması güzel
Ancak işlerin bu kadar sulandırılıp bilmem nesini çıkaranlar çok oldukça, yapılan her yanlış Evet denilmesi için bir katkı olur.
Yani CHP bildiğiniz gibi!
* * * *
İl Başkanı Ahmet Altun, elbet başarısız.
Altunu bu göreve getiren ve pasif bir yönetim oluşturan Şerafettin Turpcu ile Harun Akın kesinlikle kusurlu.
Bu hatalar, bu hataları yapanların siyasi birikimine de, saygınlıklarına da gölge düşürüyor.
* * * *
Şimdi CHPlilerin bir kısmının konuşmak isteyenleri konuşturmayarak, bir kısmının asıl gündemin dışına çıkma amacıyla kavgaya tutuştuğu yerde iktidar ne yapsın?
* * * *
Ayrıca söz konusu çalışkanlığı ve partiye olan sadakati ile tanınan Halil Furat ise; zorla Zonguldaka çaktığı Muharrem Akdemir kazığını unutmamak lazım!
Allah aşkına, kim yaparsa yapsın!
Olağanüstü günlerden geçerken bile şahsi kırgınlıklarını siyasetin, kentin, ülkenin önünde tutan siyasetçilerden ne olur?
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







