Haber giriş tarihi : 27-01-2022 | 16 : 45 50
Haber güncelleme tarihi : 27-01-2022 | 16 : 45 50
Karadeniz Ereğli’de, Alemdar Gemisi’nin İstiklal Savaşı’ndaki İlk Deniz Şehidi Recep Kahya ile gazileri anma töreni gerçekleştirildi.
Alemdar Anıtı önündeki törende, protokol üyeleri Anıt’a çelenk sundu. Saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı söyledi.
Garnizon Komutanlığı’nda görevli Deniz İkmal Üsteğmen Uğur Koçyiğit, güne ilişkin konuşmasında, “tarihin zaman ve mekân ilişkisi içinde Türklerin şanlı denizcilik geçmişlerinde destanlaşan gemiler, vücut buldukları olaylarla, zaman içinde anıtlaşmışlardır” dedi.
DENMARK… ALEMDAR…
Türk tarihinde, destanlaşan gemiler yanında Alemdar Gemisi’nin de ayrı bir konu ve önemi olduğunu ifade eden Koçyiğit, şöyle dedi:
“Birinci Dünya Savaşı sırasında, Türk milleti tüm imkân ve şartlarını zorlayarak birbirinden binlerce kilometre uzaklıktaki cephelerde ve denizlerinde ölüm-kalım savaşına girdiğinde, müttefikler tarafından karasularımız dışında kalan tüm ambargo kararı uygulanarak el konulmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu da buna karşılık, ambargo kararı alıp uygulayarak, 1915 Mayısında, 1898 yapımı 363 tonluk Denmark isimli römorkörün adını ‘Alemdar’ olarak değiştirerek Türk Bayrağı çekmiş, geminin Seyr-i Sefain şirketi adına aynı görev bölgesinde arama kurtarma görevine Türk personeli ile devam etmesine karar verilmiştir.”
ALEMDAR'IN KAÇIRILMASI FİKRİ…
Yenilgiyle sonuçlanan Birinci Dünya Savaşı sonucunda imzalana Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası Alemdar Gemisinin öneminin ortaya çıktığını anlatan Üsteğmen Koçyiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Alemdar'ın Milli Mücadele'ye katılmasına ve tarih yapraklarına altın harflerle kazınmasına sebep olacak olaylar, Osmanlı nakliye gemisi Tir-i Müjgan in Kızılırmak ağzında karaya oturması ve Alemdar' in onu kurtarmak için görevlendirilmesi ile başlamıştı. Alemdar'in Tir-i Müjgan vapurunu kurtarma çalışmaları sırasında barınma ve ikmal ihtiyaçları için sık sık geldiği Samsun'da Kuva-yı Milliye'ye katılmış olan Ömer Karataş ve arkadaşlarının, Alemdar'in Kaptan ve Başçarkçısı ile yaptıkları görüşmeler Alemdar'ın kaçırılması fikrini olgunlaştırmıştı.
Zira Kurtuluş Savaşı'nın fiilen başladığı, düzenli ordu çalışmalarının sonuca ulaştığı bu dönemde, cephelere sevk edilecek mühimmat, Rus limanından Trabzon ve Samsun'a, küçük motorlar ve takalar tarafından çekilmekteydi. İhtiyaç duyulan silah ve mühimmatın daha büyük miktarlarda olması nedeniyle yük taşıma kapasitesi yüksek ve hızlı gemilere ihtiyaç bulunmaktaydı ve Alemdar'a Milli Mücadele için büyük bir sorumluluk düşmekteydi.
ZONGULDAK, BARTIN VE EREĞLİ’NİN ÖNEMİ!
Alemdar gemisinin II. Kaptanı Güverte Üsteğmen Ali Dursun (Tevetoğlu) Bey'in aktardığına göre Milli Kuvvetlerin güçlü olduğu Zonguldak, Bartın ve Karadeniz Ereğli bölgesinde etkili olunabileceği düşünülerek İstanbul'dan yapılan kaçak nakliyatının da yetersiz olduğu değerlendirilmiş ve bir an önce Anadolu hareketine katılmak isteği netleşmişti.
Nihayet Alemdar gemisinin II. Çarkçısı Üsküdarlı Osman Efendi 23 Ocak 1921 yılının gece yarısında 7 kahraman yurtsever ile birlikte ‘Vira Bismillah’ deyip gizlice Ereğli'ye rota vermişlerdi. Hava karardığı için baş ve kıç fenerler yakılmış, Ateşçi Göreleli Yusuf kazanı fayrap etmekteydi. Artık kazan tam sitim tutmuş ve harekete hazır hale gelinmişti. Boğaz'da karakol yapan müttefik gemilerinin arasından geçerken megafonla sorulan sorulara, ‘batmakta olan bir gemiye yardıma gidiyoruz’ diyerek işaretleşip karakol gemilerini aldatarak Boğaz'dan çıkılmıştı.
EREĞLİ’YE GELİŞİ…
Fırtınalı havada dalgalarla boğuşan Alemdar zaman zaman hızını 14 mile çıkartarak yol alıyordu. Serdümen Recep Kahya boğaz çıkışından üç mil açıldıktan sonra 85 rotasına gelerek dümen tutmuştu. Rota Ereğli'ydi. II. Çarkçı Üsküdarli Osman Efendi'nin gözü hep Boğaz'da, onları yakalamak isteyecek olan düşman donanmasındaydı. Serdümen Recep Kahya'nın gözleri ise ileride Ereğli Ölüce Deniz Feneri'nin ışıklarını gözlemekteydi.
Ertesi sabah saat 08.00 sularında nihayet Ereğli'ye varıldı. Denizci Ereğli halkı, Milli Mücadeleye inanmış bir ruh içinde Alemdar'i bağrına bastı. Ona her türlü kolaylığı sağladı. Alemdar'in Ereğli'ye gelişi halk tarafından sevinçle karşılandı.”
7 KAHRAMANIN İSİMLERİNİ HATIRLATTI
Üsteğmen Uğur Koçyiğit, gemiyi Ereğli’ye kaçıran 7 kahramanın isimlerini hatırlatarak, “burada tarihin yazıldığı bu noktada, kahraman Alemdar'in 101. yıldönümünde, ölümü göze alarak Alemdar'ı Ereğli'ye kaçıran 7 kahraman denizcinin isimlerini sizlere tekrar hatırlatmak istiyorum.
Kahramanlarımız; II. Çarkçı Üsküdarlı Osman Efendi, III. Çarkçı Trabzonlu Hikmet Efendi, Güverte Lostromosu Üsküdarlı Ali Reis; güverte tayfasından, Serdümen ve İstiklal harbimizin ilk deniz şehidi olan Rizeli Recep Kahya, Serdümen Trabzonlu Rifat Reis, Ateşçi Göreleli Yusuf ve Kamarot Erzincanlı Salih” dedi.
EREĞLİ’DEN 12 KİŞİ DAHA GEMİYE KATILDI
Karadeniz Ereğli’den de gemiye katılım sağlandığını vurgulayan Koçyiğit, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Kahramanlarımızca Ereğli'ye getirilen Alemdar, sonrasında Trabzon'a hareket etmek üzere personel, kumanya ve yakıt ikmali yapmış, Askeri Polis teşkilatı kadrolarından Üsteğmen Ali Dursun ve Ereğli Liman Reisi Nazmi Bey'in seçtiği 12 yiğit denizci daha Alemdar'a katılmıştı. Hazırlıklarını tamamlayan Alemdar bu sefer 1. Kaptan İsmail Hakkı Bey komutasında, 2. Kaptan Güverte Üsteğmen Ali Dursun ve Çarkçıbaşı Beykozlu Adil beylerle birlikte toplam 9 personelle 27 Ocak 1921 gecesi saat 03.00'da, Ereğli'den demir alarak Trabzon'a intikal etmek üzere Sinop yönüne hareket etmişti.
Fakat bir ihbar sonucunda, Zonguldak'ta bulunan Fransız C-27 motorgambotu Bababurnu açıklarında Alemdar'ın yolunu keserek Alemdar'ı zapt etmiş ve Zonguldak Liman ağzına demirleterek tüm silahlara el koymuştu. Yalnızca Süvari ve Çarkçıbaşı tabancalarını saklama imkânı bulmuştu. 28 Ocak 1921 günü gemide bulunan 6 Fransız asker eşliğinde ve C-27 motorgambotu refakatinde İstanbul'a hareket edildi.
21 TÜRK 6 FRANSIZ'A ESİR OLMADI
İkinci Kaptan Güverte Üsteğmen Ali Dursun'un ‘21 Türk 6 Fransız'a esir olamaz’ sözüyle heyecanlanan personel, yapılan plan sonucunda verilen ‘tamam’ parolası ile Ereğli'nin 10 mil açıklarında, kendi arasında kargaşa çıkararak kumandayı tekrar ele aldı ve Fransız askerlerini etkisiz hale getirerek Ereğli'ye dönüş yapmayı başardı.
EREĞLİLİLER, SANDALLARLA DENİZE AÇILIP YAYLIM ATEŞİ AÇTI
Bu sırada olayı fark eden C-27 gambotu Alemdar'a ateş açmış, çatışma seslerini Ereğli'den duyan halk sahilden ve denize açılan sandallardan yaklaşık 200 kişilik bir grupla C-27 motorgambotuna yaylım ateşi açarak geminin açığa kaçmasını ve daha sonra Zonguldak'a geri dönmesini sağlamıştı.
RECEP KAHYA’NIN ŞEHİT EDİLİŞİ…
Alemdar, geminin kaçırılmasını önlemek maksadıyla Çoban Çeşmesi önlerinde karaya oturtulmuş ve geminin bir miktar su alması sağlanmıştı. Serdümen Recep Kahya, bu çatışma sırasında kalbinden vurularak İstiklal Savaşımızın ilk deniz şehidi olarak en yüksek mertebeye ulaşmıştı. Çatışmada 3 personel de yaralanmıştı.
Recep Kahya'nın cenazesi, 28 Ocak 1921'de bütün Ereğli halkının katılımı ile Bozhane yoluyla, Yalı Caddesinden geçirilerek Hükümet Meydanına getirilmiş, İskele Camisinde kılınan ikindi namazına müteâkip şehir mezarlığına defnedilmiştir.”
ANKARA ANTLAŞMASI'NDAN ÖNCE KAZANILAN DİPLOMATİK ZAFER…
Alemdar destanının Milli Hükümet açısından da oldukça önemli olduğunu kaydeden Deniz İkmal Üsteğmen Uğur Koçyiğit, şöyle devam etti:
“Ereğli Limanı'na gelen 1 kruvazör ve iki muhripten oluşan Fransız filosu Alemdar'ı yeniden almak istemiş, ancak geminin baştan Kara olması nedeniyle bu isteklerinde başarılı olamadan geri dönmüşlerdir. Alemdar'da esir edilen 6 Fransız askerinin iadesi maksadıyla Kastamonu ve Havalisi Komutanı Mirliva Muhittin Paşa ile Fransız Amiraller arasında devam eden görüşmeler sonucunda 17 Şubat 1921 tarihinde ‘Alemdar Antlaşması’ yapıldı. Buna göre, Fransız askerlerin iadesi karşılığında karasularımızda Türk Bayraklı gemilere dokunulmaması ve Alemdar'ın Ereğli'de kalması karara bağlanmıştır. Alemdar destanı, Milli Hükümet açısından 9 ay sonra 20 Ekim 1921'de Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması'ndan önce kazanılan bir diplomatik zafer niteliğindedir.
MİLLİ MÜCADELEDE GÖREVLER ALDI
7 aylık bir sürenin sonrasında Alemdar, 24 Eylül 1921 gecesi Ereğli'den gizlice hareket ederek 29 Eylül 1921'de Trabzon'a ulaşmıştır. 29 Ekim 1921'de Trabzon Nakliyat-1 Bahriye Kumandanlığı emrinde göreve başlamış ve Milli Mücadele sırasında birçok görevde bulunmuş, mühimmat ve önemli malzemelerin transferini yapmış, üzerine monte edilen toplar sayesinde başta Şahin vapuru olmak üzere Rus limanında harp mühimmatı taşıyan gemilere karakol ve kollama görevi yapmıştır. Alemdar böylelikle milletimiz için hayati önem taşıyan stratejik deniz nakliyatında unutulmayacak değerde önemli hizmetler yapmıştır. Ayrıca Pontus çeteleri ile mücadele etmiş; Romanya ve Bulgaristan'a deniz yolu ile kaçan Abacı Yanko ve Sarı Yani çetesini yakaladığı gibi birçok çeteyi de yakalayarak resmi makamlara teslim etmiştir.
Alemdar büyük zaferden sonra 1924-1959 yılları arasında Seyr-i Sefain İdaresi altında kurtarma görevlerinde bulunmuş ve 1959 yılında hizmet dışına çıkarılmıştır. 1964 yılından sonra özel firmalar tarafından kullanılmış, 1982 yılında sökülmek üzere satılmıştır.”
DERNEK KURULMASI, EREĞLİ SAHİLİNE ‘ALEMDAR’ YAPILMASI
Şuan müze olarak kullanılan, gerçeğinin ise birebiri yapıldığı Alemdar Gemi’sinin Karadeniz Ereğli sahiline konulmasını da aktaran Üsteğmen Uğur Koçyiğit, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Nihayet, 2004 yılı Kasım ayında kurulan Gazi Alemdar'ı Yaşatma Derneği çalışmaları sonucunda İstanbul Tersanesi imalat projelerini, Karadeniz Ereğli Belediyesi koyulacağı sahil şeridini, Erdemir Fabrikası ise imalat için gerekli olan sacları vererek Gazi Alemdar gemisi bugünkü haline getirilmiştir.
Tarihe mal olmuş destanlaşmış gemilerimizden Gazi Alemdar'ı, kahraman personelini, ona yardımcı olan onu bağrına basan Karadeniz Ereğli halkını bir kez daha minnet, şükran duygularıyla selamlıyoruz.”
Haber :











