Gazeteci Mustafa Özdemir gözaltına alındı!
Halkın sesi Gazetesi ortağı Mustafa Özdemir dün Zonguldak Emniyeti tarafından gözaltına alındı...
Haber giriş tarihi : 16-07-2012 | 13 : 12 00
Haber güncelleme tarihi : 16-07-2012 | 13 : 12 00
Dün Valilik önünde"düğün arabalarından bahşiş isteyen çingene çocuklarına polisin orantısız güç kullanması anını fotoğraflayan Gazeteci Mustafa Özdemir, olayı fotoğrafladığı için gözaltına alındı.
Özdemir, www.halkinsesi.com.tr sitesinde ve gazetesindeki köşe yazısında meseleyi şöyle anlattı:
Tam yazının başlığı atıp Cumartesi Valilik binası önünde yaşanan olaylara farklı bir bakış açısıyla yaklaşıp yazmaya karar verdiğim sırada telefon çalıyor?
"Telefondaki ses İkinci Makas?tan bizim Ferdi Koçaklı?
?Ağabey mahallede olaylar çıktı. Çocuk polisi silah çekti. Silahın kabzasıyla çocuklardan birinin çenesine vurdu. Çocuğu gözaltına aldılar?
Yazıyı bitirip Çarşı Karakolu?na geçeceğim için kısa keseceğim. Ama bu sorun öyle kısa kesip, geçiştirecek kadar basit değil. İş öyle bir hal aldı ki?
Şimdilik kartopu gibi büyüse de yarın çığ olup çökecek bu şehrin başına farkında değiliz.
Cumartesi ve Pazar ardı ardına yaşanan iki farklı olayın kahramanı da 18 yaş altı çocuklar?
?Çingeneler? isimli bir fotoğraf sergisiyle girdiğim bu renkli insanların, aslında siyah-beyaz olan dünyasında çok özel dostluklar kazandım. Zaman içerisinde İkinci Makas, Boru Mahallesi ve Fındık Suyu?nda neredeyse 6-7 yaşındaki roman çocukları bile adımı bilir oldu. Bir ara o kadar sık gidiyordum ki roman mahallesine, sosyal yaşamının neredeyse tamamı orada geçiyordu desem yeridir. Ne olduğunu hala keşfedemediğim bir büyü var bu insanların yamanında beni çeken?
"?Romanlar?la ilgili hassasiyetim buradan geliyor.
Yarın kaygısı olmayan," ?gün bu gündür? yaşam felsefesiyle yaşayan romanlar söz konusu olunca ?tarafsız? olabileceğimden de kaygılıyım.
Ama bu iki ayrı olaydan yola çıkarak naçizane bir fikrim olacak?
İlk olay Cumartesi günü Valilik binası önünde oluyor? Çocuklar, Gazipaşa boyunca ilerleyen düğün arabalarının önünü keserek kendilerine uzatılan zarfları kapabilmek için neredeyse birbirlerinin üzerine çıkıyor. Zarf alamayanlarsa ya araçlara zarar veriyor ya da kelimenin tam anlamıyla arabanın önüne yatıyor. İlk bakışta masumane ve gelenek olarak algılayabilirsiniz ama biraz izleyince Amerika?nın arka sokaklarındaki ?zenci? terörünün küçük çaplı bir benzerine şahit oluyorsunuz.
Biraz sonra olay yerinde Yunus polisleri beliriyor? 7-8 yunus, Valilik önüne geldiğinde kısa süreli bir kovalamacanın ardından iki roman çocuğunu yakalıyor. Amerikanvari bir yaklaşımla çocuklara şiddet uygulayan polisler, bir-iki Uzakdoğu hareketiyle çocuklardan ikisini yere yatırıyor. Çocukların karşılık vermeyip, direnmemesine rağmen, polisler son derece orantısız güç kullanıyor. Onlarca insanın arasında, hem de Zonguldak Valiliğin önünde çocukların saçını çeken ve vuran polisleri görünce, gazetecilik refleksi ve biraz önce bahsettiğim özel nedenlerden ötürü hemen yanlarına gidip fotoğraf çekiyorum. Bugünkü gazetemizin birinci sayfasında gördüğünüz fotoğraf karesinden bahsediyorum. 18 yaşının altındaki çocuklara şiddet uygulayıp kelepçe takan polislerin amiri başını kaldırdığında göz göze geliyoruz.
Panikliyor ve ?Alın şu adamın elinden makinesini ve resmi silin? diye bağırıyor?
Talimat verdiği diğer polis, yanıma gelip, ?Sen kimsin?? diye soruyor. ?Gazeteciyim? dediğimde ise, ?Gazeteci kimliğini göster? diyor?" Sadece hüviyetimi gösterip, gazeteci kimliğimi gösterme zorunluluğum olmadığını söylüyorum. Sıradan bir vatandaşın bile çekmesine yasal bir engel olmayan kamusal alanda çektiğim fotoğraf yüzünden, beni karakola götüreceklerini söylediğinde direnmiyorum. Tam o sırada yanımda beliren gazeteci Ömer Taşlı, ?Yanlış yapıyorsunuz. Neden gözaltına aldınız? Bu yasa dışı bir gözaltı? dediğinde polisler yanlışta ısrar ediyor ve karakola kadar yunusların arasında gidiyorum. Etraftakilerin meraklı bakışları arasında Çarşı Polis Merkezi?ne geldiğim de ise ekip amiri üzerimi arattırıyor. Tam bir psikolojik savaş! Yaklaşık 20-25 dakika gözaltında kalıyorum. Bu sırada fotoğrafını çektiğim dayak yiyen roman çocuklarıyla konuşuyorum." Gülüşüyoruz halimize? Çocuklara yanlışlarını söylediklerim de, ?napalım abi? diyorlar çaresizce... Dile kolay bir günde 85 TL gelin arabasının önünü keserek kazandıklarını öğrenince şaşkınlığımı gizleyemiyorum.
Filmin sonunu merakla beklerken, genç polislerin karakol içerisinde panikle bir oraya bir buraya gittiğini fark ediyorum. Neden gözaltına alındığımı sorduğumda ise cevap alamıyorum. Zaman ilerledikçe ortam gerilse de sabrımı ve nezaketimi koruyorum. Fotoğraf çektiğim için beni gözaltına alan polisler suç unsuru bulamayınca beni hata yapmaya zorluyor. İşin içinden çıkamayan polisler biraz sonra hüviyetimi elime verip, ?gidebilirsiniz? diyorlar?
?Özgürlük? uğruna canını verebilecek bir adama ?gidebilirsiniz? deyip göndereceklerini zannediyorlar ama tabi ki öyle olmuyor! Uzatmayalım beni keyfi bir uygulamayla gözaltına alan ekip amirinden şikayetçi oluyorum. Gözaltına alınan, dayak yiyen, kelepçe takılan çocuklarsa, yedikleri dayak yanlarına kar kalıyor, Kabahatler Kanunu?na göre 82 TL ceza kesilip serbest bırakılıyor?
Çözüm? Tabi ki yok? Ben bir gün sonra bu satırları yazarken Valilik binası önünde yine bir grup roman çocuğu gelin arabalarının önüne atlıyor canları pahasına?
Aksiyon dolu bir hafta sonunun ardından bu konuyu tartışmaya açmam gerektiğini düşünüyorum kendi kendime? Bu hafta, hayatın her alanında, hatta tam göbeğinde olan romanları ve toplumdaki yerlerini tartışmaya ne dersiniz?
Bana müsaade? Şu dakikalarda Çarşı Polis Merkezi?nde hareketli dakikalar yaşanıyor? Kimin haklı olduğunun ne önemi var ki? Orta da önemli bir sorun var? Ne kadar kulak tıkayıp görmezden gelsek de bu önüne geçilemez bir sosyal yara bu şehir için?"
Haber :
ETİKETLER : Yazdır
bu ülkede devlet güçleri istediğini yapar istediğini tutklar ister gazeteci ol ister sıradan vatandaş bunun adı ileri demokrası gazeteci arkadaşı duyarlılığından ötürü kutlarım 12 eylül görüntülerini aratmayan bu tip olaylar ülkemizde sık yaşanmakta dün diyarbakır da kelepçeleyip sokak ortasında genç insanı nasıl dövdüklerinin fotoğraflarınıda gördük ondan sonra suriye ye demokrasi dersleri vermeye kalkıyoruz.
- s.
- 1







