Haber giriş tarihi : 14-09-2022 | 16 : 29 39
Haber güncelleme tarihi : 14-09-2022 | 16 : 29 39
Saadet Partisi(SP) Zonguldak İl Başkanı Burak Erol yeni eğitim-öğretim yılını değerlendirirken, her okula giden 4 çocuktan 1’inin okula aç gittiğini ifade etti.
Kırtasiye masrafları, beslenme çantası, servis ücretleri, yardımcı ders kitaplarının da pahalı olduğunu belirten SP İl Başkanı Erol, “Biz Saadet Partisi olarak, geleceği emanet edeceğimiz çocuklarımızı okula aç gönderen bu düzeni değiştirmeye kararlıyız.
Çocuğunun beslenme çantasına kuru ekmek koyan annelerin mahcubiyetini, ezikliğini bitirmekte kararlıyız” diyerek açıklamasında şunları söyledi.
“ÜLKEMİZİN GERÇEK ‘BEKA’ SORUNU BİR KEZ DAHA KENDİNİ HATIRLATIYOR”
“Muhterem arkadaşlarım; Pazartesi günü, ülkemizde yeni eğitim-öğretim yılı başladı.
Öncelikle, sevgili öğrencilerimize, çok değerli öğretmenlerimize, tüm eğitim camiamıza ve velilere sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir eğitim-öğretim dönemi diliyorum.
Özellikle son birkaç yıldır ekonomi, yani istihdam, geçim sıkıntısı, her geçen gün artan fiyatlar insanımızın öncelikli gündemi olmaya devam ediyor.
Ancak, ekonomik problemlerimizin de temelinde yatan sebep, adalet ve eğitim alanlarındaki eksikliklerdir.
Adalet her işin başı, eğitim ise olmazsa olmazımızdır. Devlet dediğimiz aygıt zaten güvenlik ve adalet için vardır.
Yeni eğitim öğretim yılı başlarken ülkemizin gerçek ‘beka’ sorunu bir kez daha kendini hatırlatıyor. Şöyle ki:
-Türkiye’de 15-24 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin yaklaşık 3 milyon 649 bini ne eğitim görüyor ne de çalışıyor.
-İş arayanlar da dahil edildiğinde, toplam 4 milyon 87 bin gencimiz hayatın dışında, hayatını devam ettirmeye çalışıyor,
-Maddi yetersizlikten dolayı eğitim hayatını terk eden çocuklarımızın sayısı giderek artıyor. Geçtiğimiz yıl 500 binden fazla öğrenci eğitimini yarıda bırakmak durumunda kaldı.
-En acısı ve üzüntü verici olanı ise binlerce yetişmiş insanımızın yetersiz ve tatmin edici olmayan çalışma şartları nedeniyle, ülkesini terk edip, başka ülkelerde geleceklerini kurmak istemeleridir. Yani, zorunlu beyin göçüdür.
HER 4 ÇOCUKTAN 1'İ OKULA AÇ GİDİYOR
-Okula giden çocuklarımızın beslenme çantaları boş… OECD'nin son verilerine göre Türkiye'deki çocukların yaklaşık 23'ü yoksul. TÜİK'e göre ise bu oran 33’ e kadar çıkıyor.
-Her 4 çocuktan 1’i okula aç gitmek zorunda kalıyor.
Bu, son derece kötü bir tablodur. Çünkü, bu kötü tablo sonuçta matematik ve fen bilimleri başta olmak üzere, okuduğunu anlama gibi kriterlerde ülkemizin son sıralarda yer almasına neden oluyor.
Çünkü çocuklarımız, zihinsel ve fiziksel gelişimleri için gerekli olan yeterli beslenme için imkan bulamıyorlar.
Ekonomide yaşanan problemler, eğitimde var olan problemleri, sosyal eşitsizlikleri tetiklemekte ve daha da derinleştirmektedir.
Düşünebiliyor musunuz? Bir siyasi parti, 20 yıldır tek başına iktidarda olacak ve bu ülkede; atanamayan öğretmenler, kalabalık sınıflar, okula gidemeyen binlerce çocuğumuz ve eğitimcilerimizin yetersiz maaşları hâlâ ülkenin gündeminde olacak.
Daha vahim olan ve en üzüldüğümüz şey ise şudur: bundan 5-10 yıl önce, eğitim denildiğinde başka başka konular öncelikli gündem olurdu.
Peki, şimdi gündemde hangi konular konuşuluyor? Öncelikli konularda nasıl bir değişme meydana geldi? Kırtasiye masrafları, beslenme çantası, servis ücretleri, yardımcı ders kitapları... ve…..
Aslına bakılırsa Türkiye’nin gerçek ‘beka’ sorunu işte budur! Geleceğe umutla bakamayan, yeterli beslenemeyen, nitelikli eğitim alamayan evlatlarımız bu ülkenin öncelikli sorunudur.
ÇOCUKLARIMIZI OKULA AÇ GÖNDEREN BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ
Biz Saadet Partisi olarak, geleceği emanet edeceğimiz çocuklarımızı okula aç gönderen bu düzeni değiştirmeye kararlıyız.
Çocuğunun beslenme çantasına kuru ekmek koyan annelerin mahcubiyetini, ezikliğini bitirmekte kararlıyız.
Ailesine masraf olmasın diye okul kantininden uzak duran çocuklarımızın üzerindeki bu ağır yükü alacak, onların başları daha dik sağlam kişilikli olarak yetişmelerini sağlayacağız.
Güçlü devlet; büyük binaları olan, büyük cümleler kuran devlet değildir. Güçlü devlet, istikbalini emanet edeceği çocuklarına müreffeh bir yaşam, huzur ve aydınlık dolu bir gelecek sunan devlettir.
"Yaşanabilir ve Yeniden Büyük Türkiye" yi ülkemizin ihtiyacı olan maddi ve manevi kalkınmaya yönelik eğitim politikalarımızla kuracağız!
TÜRKİYE'NİN EĞİTİM SORUNLARINI BİZ ÇÖZERİZ
Saadet Partisi olarak; Türkiye’nin eğitim sorunlarını çözmekte son derece kararlıyız! Burada eğitim alanında atacağımız adımlara ilişkin sadece çok temel birkaç hususu dile getirmek istiyorum.
-Eğitim Sistemi’ne veliler, öğrenciler ve öğretmenler tarafından duyulan güven çok alt seviyelerdedir. Güven ilişkisi olmayan, güvenilir olmayan bir sistemin ayakta kalması asla mümkün değildir.
-Eğitim sisteminin tüm yapı taşlarını bir araya getirerek, siyasi popülizmden uzak, ayakları yere basan, gerçekçi ve uygulanabilir bir sistem inşa edeceğiz.
-Eğitim sistemini iktidar(lar)ın ideolojik anlayışına göre değil; ahlak, adalet, demokrasi, hesap sorabilirlik-hesap verebilirlik gibi değerlere göre yeniden şekillendireceğiz.
-Eğitim sistemini sınav stresinin cenderesinden kurtarıp; sonuç odaklı değil, süreç odaklı bir sisteme dönüştüreceğiz.
-İnsan odaklı bir eğitim sistemi oluşturarak çocuklarımızı bu esasa göre yetiştireceğiz.
-Eğitimdeki eşitsizlikleri mümkün olduğu kadar en az seviyeye indirerek, kaliteli eğitimi maddi imkânları olan bir grup ‘elit’in imtiyazından çıkarıp toplumun geneline yayacağız.
-Dezavantajlı öğrenci ve ailelerini ekonomik ve sosyal olarak destekleyeceğiz.
-Öğrencilerden alınan sınav ücretlerini tamamen kaldıracak, eğitimin bütün kademelerinde burs imkânlarını artıracağız.
-Çocuklarımızın ilgi ve kabiliyetlerine uygun mesleklere erken yaşta yönlendirilmesine imkân veren bir mesleki rehberlik ve yönlendirme sistemi oluşturacağız.
-Taşımalı eğitim, ikili eğitim ve birleştirilmiş sınıflarda eğitim gibi eğitim - öğretim uygulamalarına son vereceğiz.
-Mesleki ve Teknik Eğitimi, geleceğin çalışma hayatı ve mevcut sektörlerin ihtiyaçlarını dikkate alarak planlayacak, meslek okullarındaki eğitimin niteliğini hem mesleki hem de akademik anlamda artıracağız.
-Yaygın eğitim kurumlarını, yaşam boyu eğitim yaklaşımı çerçevesinde, tüm halkın ihtiyaç duyduğu eğitimi alabileceği bir yapıya kavuşturacağız.
-Müfredatın planlanmasını kısa vadeli değil, hem uzun vadeli hem de 21. yüzyıl becerilerine yani geleceğe uyumlu olarak yapacağız..
-Eğitim Fakültelerinin kontenjanlarını, MEB’in belirlediği orta ve uzun vadeli ihtiyaç doğrultusunda düzenleyerek, öğretmenlik programlarının başarılı öğrenciler tarafından tercih edilebilirliğini artıracağız.
-Öğretmenler arasında ücretli, kadrolu ve sözleşmeli gibi tüm ayrımları ortadan kaldırarak tüm öğretmenleri kadrolu olarak istihdam edeceğiz.
-Öğretmen alımlarında sınav puanını dikkate alacak, mülakat gibi keyfi uygulamalara son vereceğiz.
-Öğretmenlerin meslek onuruna yakışır şartlarda çalışabilmesi için; çalışma şartlarını, özlük, mali ve sosyal haklarını, eğitim hizmetinin önemine ve onuruna yakışır şekilde iyileştireceğiz.
-Okul güvenliği ve temizliği başta olmak üzere okullara, belirlenmiş nesnel kriterler doğrultusunda kaynak aktaracağız.
- Özel okulları salt ticari faaliyet yürüten anlayıştan kesinlikle uzaklaştıracağız.
-Özel öğretim kurumlarında görev alan öğretmenlerimizin de özlük, mali ve sosyal haklarını, kıdemlerine göre dengi resmî öğretim kurumlarında çalışanlarla denk seviyeye çıkaracağız.
-Eğitimin her kademesinde, özellikle de yönetim kademelerinde yapılan atamalarda liyakati esas alacağız.”
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







