Bu yazı 5 Ekim 2008'de yayınlanmıştı!
Bu yazı 5 Ekim 2008 tarihinde CHP belediye Başkan adayı Emin Semih Özkök tarafından yazılmış ve yerel gazetelerde yayımlanmıştı. Aynı yazıyı bugün tekrar yayınlıyoruz...
Haber giriş tarihi : 22-08-2012 | 17 : 29 00
Haber güncelleme tarihi : 22-08-2012 | 17 : 29 00
BAYRAM GELMİŞ NEYİME
Bugün şeker bayramının resmi tatilinin son günü .Ağzımızdaki tadı" acıya çevirenlere ne demeli bilmem . 15 gencimizi toprağa veriyoruz.Acılarını yüreğimizde hissediyoruz.. Ve her seferinde bu son olsun diyoruz.
Bunun için siyasi irade gerek.Ekonomik bağımsızlığa bağlı siyasal bağımsızlık gerek.
Dış politikada dirayetli olmak ve ulusal vakar gerek.
Saydıklarımızın çoğu yok ve olamaz da. Neden mi? Ekonomik bağımsızlığın olmadığında ya da bağımlılığın olduğunda parayı verene göre düdük çalarsın da ondan.
Ekonomik kriz ile ilgili görüşlerimi 06.08.2008 günü ?Bardağı bitiren son damla? başlıklı yazım ile aktarmış idim.
O yazıda sorunların tespiti vardı.Çözümler ise yıllardır söylediğim ama hiç kimse tarafından uygulanmayan çözümler. Bunları tekrar söyleyeceğim. Bıkmadan usanmadan ve bu kez kısaca.
Çözüm; üretim ve istihdam." Yani çalışmak . Hazır yememek . Tüketim toplumu olmaktan sıyrılmak.Üretim yapmayan bir toplum istihdamı yakalayamaz. Yani işsizliğe çare bulamaz.
Devletimiz borcu borçla kapatıyor. Şimdi ailelerde bu yola başvurmaya başladı. Hem de uzun zamandır. Yani bir kredi kartı borcunu bir başka kredi kartı borcu ile kapatmaya çalışırken batmaktan söz ediyorum.Durumumuz bu .
Amerika 840 milyar dolarlık krizden çıkış paketini oylayıp kabul ediyor. Bu şu demektir; 840 milyar dolar olarak almaktan vazgeçeceği" vergilerin parasını piyasaya sürecek, ya da bunu" kısa vadede yakalayamazsa , para basmak zorunda kalacak , o da olmadı bu parayı piyasaya vermek için Çin ?den dolar borçlanacak.Şöyle ya da böyle Amerika ayağına ateş etti. Şimdi ayaklarını kullanmak için koltuk değneği arayacak.
Bunlardan biri neden ortadoğuda bir çatışma olmasın ? İran?a saldırma konusunda henüz cesaretini toplayamayan bir Amerika neden öncelikle Kuzey Irak ve Türkiye arasında" bir öğlen baskınını planlamasın ? Ne dersiniz ben mi çok Amerikan düşmanıyım yoksa Amerika?mı" benim ülkeme düşman ?
Amerika ve Batı Avrupa ülkeleri devletleştirmede hız kazandılar. Bu dönemde batan bankaları devletleştiriyorlar. Bazı kamu malı üreten fabrikaları devletleştiriyorlar.
Bize ise IMF ya da Dünya Bankasının bir tutam kredisi karşılığında özelleştirme mektupları" gönderiyorlar.Birileri de bu mektupları ?Babalar gibi satarım? diye tercüme ediyor. İşin garibi mektubun adresi başka, açıp okuyan ve anlatan başka.
1996 ve 97 yıllarında Ereğli?de Temsilciler kurulunun Atatürk Kültür Merkezi Teras Kafeteryasında yapılan toplantıda konu özelleştirme idi. Söz sırasını aldığımda ?Devletin elinde bulunan ve üretim yapan kuruluşların özelleştirmesi en hafif deyimi ile vatan hainliğidir? demiştim.
Kulakları çınlasın benden sonra söz alan Sevgili Mustafa ARIK konuşmama atıfta bulunarak ?.. böyle hamasi sözlerle özelleştirmeye doğrudan karşı çıkmamalıyız.., peşkeş çekilmeye karşı durmalıyız" ? demişti. Adı ne olursa olsun , özelleştirme özelleştirmedir. Adam gibisi , kadın gibisi olmaz . Özelleştirmenin cinsiyeti de yoktur , dini de.
Ben hala görüşlerimdeki ısrarımı sürdürüyorum.Özelleştirme bu ulusun bağrına sokulmuş bir hançerdir. Kısa yoldan bu hatadan dönülmelidir. Amerika , Avrupa Birliği ve IMF gibi bizim dışımızda ve bize yol gösteren ülke ve birimler düpedüz düşmanımızdırlar. Dost olmadıkları sürece ne yanlarına yaklaşmalıyız, ne de yanımıza yaklaştırmalıyız.
Ulusça başımız sağ olsun. 21 Ekim 2007 deki Dağlıca Baskını ile bayramımızı zehir edenler bu bayramımızı da zehir etmeyi başardılar. Ne diyelim bizler akıllanmadıkça her bayramımız zehir olacaktır.
Sağlıcakla kalın.05.10.2008" Emin Semih ÖZKÖK
Bu yazımın virgülüne dokunmadan Gaziantep saldırısının üzerine ekledim.
Yapılacak iş; bugünden tezi yok." ABD ve AB ile ilişkileri kesip , özgür ve bağımsız bir ülke davranışına geri dönmek ve" terör sonlandırılana kadar, yeniden ilişki kurmamak. Bunun için önce kendimize ve ?ordu? muza güvenmek. Kendi başımıza bırakıldığımızda terörün en geç 72 saatte bitirilmesinin mümkün olduğunu sağduyulu her Türk vatandaşının bildiği gerçeğini unutmamalıyız.
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







