BU BALIN DEĞERİNİ BİLİN...
CHP Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal Gümeli'de üretilen acı balın değerinin iyi bilinmesini söyledi...
Haber giriş tarihi : 08-09-2013 | 18 : 07 08
Haber güncelleme tarihi : 08-09-2013 | 18 : 07 08
Çobanlığın ne olduğunu iyi bilen bir kişi olarak buraların bir kez daha değerini gündeme getirenlere teşekkür ediyorum. Gerçekten buralar Hemşin yaylalarından biraz daha farklı. Gümeliller gerçekten şanslılar. Burası mükemmel bir yer. Ben Hemşin yaylalarında çobanlık yaparken acaba yuvarlanmadan burada nasıl dolaşılabilirin hesabını yapıyoruz. Fırtına deresi aşağıdan akarken bu sudan nasıl yararlanırız insanları bu sudan nasıl koruruz derken burası güzel bir yayla. Her taraf orman, ormanlarımız ile gurur duyuyoruz.
Hele şu 2B olaylarını ben çocukluğumdan beri kendi köyümde bile gündeme getirilen yaşanan bir olaydır, Temenni ederim ki kısa sürede bunlar halledilsin. İnsanlarımız kendi alın terinin aktığı alanlarda yaşamlarını devam ettirsin. Burası herkese enerji veren insanları bir araya getiren organizasyon ülkemizin geleceği açısından ne kadar mutluluk verici bir organizasyondur. Hiç ayrım yapmadan herkesi kutluyorum.
Önce Allah'a şükredelim sonra bu vatanı bizlere kazandıran Atatürk, arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmetle, şükranla anın, onlar hayatları pahasına bu ülkeyi bizlere kazandırdılar. Bizim görevimiz ülkemizi yüceltip yükseltmektir. Nasıl hepimiz beraber kavga etmeden birbirine engel olmadan bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti devleti yokluklardan bugüne geldi, yokluğun ne olduğunu ben çok iyi biliyorum. Okul yok, ben her zaman söylüyorum teyzelerimin misafir odalarında ilkokula başladım. Gaz yok elektrik yol, şuan Türkiye Cumhuriyeti devleti bilimde sanatta asrın medeniyet düzenine ulaştı bunu da aşmaya çalışıyor Bugün ülkemizde ve dünyada bir takım ilklerin altına imza atar duruma geldik. Odun ateşinde çalışan ben bugün lazer kullanıyorum. Bu milletimizin eseri, zaferidir. Türkiye Cumhuriyetinin zaferidir. Birbirine güvendik, inandık. Burada acı bal diyorlar balın acısı olmaz, bal baldır. Bunun kıymetini çok iyi bilelim.
Ülkemiz hep şöyle düşünüldü Türkiye Cumhuriyeti devleti bir tarım ülkesidir, bir hayvancılı ülkesidir. Ben her zaman bununla gurur duydum, teknolojiyi her yerde bulabilirsiniz, her ortamda yaratabilirsiniz ama topraklarınızı betonlaştırırsanız onu bir daha geriye getiremezsiniz. Onun için ben bir slogan geliştirdim dedim ki tarlalarımızı betonlaştırmayalım, Türkiye'yi aç bırakmayalım. Maalesef bugün gördüğüm manzara tam tersine. Tarlalarımız betonlaşıyor, düşünebiliyor musunuz Türkiye Cumhuriyeti devleti saman ithal ediyor bunu kabul etmek mümkün değildir. Buğday ihraç etmemiz gerekirken ihraç eder mi böyle birşey olabilir mi? Topraklarımıza organik tarım diyorlar ya nereden nereye geldik. Aman ne olur tarlalarımıza sahip çıkalım, onları betonlaştırmayalım, organik tarım oradan geliyor. Ben kara sapanı, çiftçiliğin ne olduğunu çok iyi bilirim. Bugün herkes organik tarımdan söz ediyor o zaman biz o organik tarımın ne olduğunu çok iyi bilelim ve sahip çıkalım, kendimiz üreteceğiz. Kendimiz üretmezsek başarılı olmamız mümkün değildir.
Türkiye Cumhuriyeti devletini, kurup bizlere emanet edenleri şükranla anıyorum. Ülkemizin geleceğine katkı sağlayan herkese istisnasız kim varsa şükranla anıyoruz, yaşayanları da takdirle kendilerine ne kadar imkan varsa onları tekrar tekrar sağlamanın bizim görevimiz olduğunu söylüyorum. Kırgın olmayalım bunlarla hiç kimse bir yer gidemez. Doğru tekdir, iki tane doğru yoktur. Biz doğruyu söylemek zorundayız, eğer doğruyu söylemezsek sadece zaman kaybetmiş oluruz. Ülkemizin geleceğini doğrularla katkı sağlayalım. Hepimizin hedefi ülkemizin geleceğine katkı sağlamaktır, onu yüceltip yükseltmek çok şükür ülkemiz bugün bu noktaya gelmiştir. Birbirimize güç katarak güvenerek ülkemizin bölgemizin Zonguldak'ın, tabi Zonguldak'ın hangi yerlerden bugünlere geldiğini çok iyi biliyoruz. Babam 1948'de ben 1954'de geldim Zonguldak'a. Yollarında çok fark yok eski yıllara oranla. Buraya geliyoruz bu yolun böyle mi olması lazım, elbette değil, iki araba yan yana geçemiyor en bunu görünce Fırtına deresindeki karayolunu hatırladım. Bizler hepimiz beraber olalım, herşeyi devlet yapsın diye düşünmeyelim, böyle birşey olamaz. Her birimiz ne yapabilirsek, bir çivi çakarsak bu ülkede eserler olur, bu yolları birlikte yapacağız, herkes kendi olan imkanını kullanacak. biz milletvekili olarak imkanımızı kullanacağız, herkes kendi imkanını kullanırsa toz kalkar önünü göremeyen yollardan asfalt yollara gelmiş olacağız"
Haber :







