Alevi Kültür Derneği Şubesinden değerlendirme...
Alevi Kültür Dernekleri Karadeniz Ereğli Şube Başkanı Dursun Ali Kansu, ihtiyaçtan doğan Cem Evlerinin; gerçek anlamda ibadet yeri statüsüne kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Haber giriş tarihi : 22-10-2010 | 23 : 32 00
Haber güncelleme tarihi : 22-10-2010 | 23 : 32 00
Alevi Kültür Dernekleri Karadeniz Ereğli Şube Başkanı Dursun Ali Kansu, ihtiyaçtan doğan Cem Evlerinin; gerçek anlamda ibadet yeri statüsüne kavuşturulması gerektiğini söyledi.
"
Türkiye?de 20 milyon Alevi?nin bulunduğunu belirten Kansu, yapılan çalıştaylardan da bir sonuç elde edilemediğine dikkat çekerek; ?Genel görüş de, gerçekten artık Cem Evlerinin gerçek statüye kavuşması yönünde. Bu talep, zaten bizim çok doğal bir hakkımızdır? dedi.
"
Çok basit kanun değişiklikleri ile bu sorunun aşılabileceğini ifade eden Kansu, Cumhurbaşkanı ve Başbakan?ın eşit davranmasını istedi.
"
Kansu, Cem Evleri?nin statüsü, zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, ünlü sunucu Mehmet Ali Erbil?in ?Onlar mum söndü mü oynuyorlar? gafı ile İlçede inşaatı devam eden Cem Evi hakkında gazetemize yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"
?CEM EVLERİ, GERÇEK STATÜYE KAVUŞTURULMALI?
?Bilindiği gibi, ülkemizin her yerinde Cem Evleri yaptırılmakta ve kullanılmaktadır. Tabii, bunlar resmi statüsü tam olarak yerine oturmamış şekilde hizmet veriyorlar. Cem Evleri, bizim için ihtiyaç durumuna geldi. Bizler daha önce örf, adet ve ibadetlerimizi; evlerde ?Cem? yaparak yürütüyorduk. Fakat şehre taşındıktan sonra şehirdeki fiziki ortamlar, eşyaların çokluğu ve evlerin yetersizliğinden dolayı artık daha iyi mekânlarda ibadet yapmamız ve bir araya gelmemiz gerekti. Bunun için biz de, Alevi nüfusunun yoğun olduğu bir yer olarak Karadeniz Ereğli?de bu ihtiyaca cevap vermek için binamızı inşa etmeye başladık. Fakat Türkiye?de çok kolay olmasına rağmen, siyasi iradeler Cem Evlerinin statüsünü çözmediler. Yerel Yönetim Kanunlarında ibadet yerleri olarak cami, kilise, havra, sinagog, mescit ve benzeri diye geçiyor. Fakat Cem Evleri, bu kanun maddesinde yok. Bunun için de Yerel Yönetimler, özellikle Alevilerin yoğun olduğu yerlerde bir imar planı yapamıyor. Ülkemizde sürekli Anaya değişikliği konuşuluyor. Elbette ülkemizin yeni bir Anayasaya ihtiyacı var, çünkü çağ değişiyor. Medeni bir ülke ve çağdaş olabilmemiz için mutlaka yeni bir Anayasaya ihtiyaç var. Fakat öncelik sırası başka şeylere veriliyor. Nüfusunun çok olmasına rağmen, 20 milyon Alevi?yi ilgilendirdiği halde; Cem Evlerinin resmi statüsü dikkate alınmıyor. 7 tane çalıştay yapıldı. Biz, bu çalıştaylarda gerçekten samimi olunduğunu ve sonuç alınacağına inanmıştık. Fakat 7 tane çalıştayın sonunda gördük ki, söylemler farklılaşmaya başladı. Devlet Bakanı farklı şeyler söylemeye başladı, katılımcıların gerçekten Alevi örgütlerini kapsayıp kapsamadığı önemliydi. Belki hükümet kendi işine geldiği gibi kurultay oluşturdu. Fakat gelinen bir sonuç yok, bu Türkiye?nin bir gerçeği. Kamuoyunda böyle bir sorun yok. Yani insanların Cem Evlerine karşı herhangi bir ters bakışı yok. İhtiyacımız olduğunu, biz zaten örgütlerimizin diliyle Türkiye?de geldiğimiz bu noktada anlatabildiğimizi düşünüyorum. Bu ihtiyacımızı da kamuoyu kabullendi. Genel görüş de gerçekten artık Cem Evlerinin gerçek statüye kavuşması yönünde. Bu talep, zaten bizim çok doğal bir hakkımızdır. Biz bu ülkeyi hep birlikte inşa ettik, birlikte kurduk. Zorlukları birlikte aştık, birlikte yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız göreve geldiğinde ?Herkese empati kuracağız? dedi. Sayın Başbakan da ?Ben herkesin Başbakanı olacağım? dedi. Ama görüyoruz ki, bize hiç Başbakanlık yapmıyor, kendi tabanına Başbakanlık yapmaya çalışıyor. Biz istiyoruz ki, Cumhurbaşkanı Türkiye?nin Cumhurbaşkanı olsun, Başbakan da Türkiye?nin Başbakanı olsun; eşit davranılsın. Biz, eşit yurttaşlık istiyoruz. Anayasanın 10. maddesinde ?Devlet bütün inançlara karşı eşit mesafededir? diye yazar. Ama bu ihlal ediliyor. Biz Türkiye?de gerçek olduğumuz halde, görmezden gelinebiliyoruz. Bu sorunların aşılması gerekiyor. Çok kolay bir kanunla, Yerel Yönetim kanunlarındaki çok basit bir değişiklikle; bu konunun aşılacağını düşünüyoruz." Muhalefet partilerinin daha önce verdikleri teklifler var. Bu teklifleri AK Parti ?red? etti, bunun yanında çalışmaları sürdürdüğünü söyledi."
"
?TEK TİP OLMAMALI?
Zorunlu Din Kültürü dersi, söylem olarak yanlış anlaşıldı. Biz ?Din dersi kaldırılsın? demiyoruz, ?Zorunlu olmaktan çıkarılsın ve içeriği her inancın bilgileri ile dolsun? diyoruz. Bu sadece bizim için geçerli değil, diğer inançlar için de geçerli.
"
Türkiye?de okullara bizim çocuklarımız da gidiyor. Ama sadece suni eğitim alıyor, gördüğü Din dersinde Alevilik hakkında hiçbir bilgi yok. Bu ders, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi diye geçiyor. Elbette herkes ahlâklı yetişsin, bunu bizde istiyoruz. Ama Din dersi zorunlu olmaktan çıkarılsın ve içeriği bizim de bilgilerimizle doldurulsun. Bu bilgilerde, birilerinin anlam taşımaz ifadeleri ile doldurulmasın. Bizim örgütlerimiz tarafından inşa edilsin, bizim örgütlerimizin donanımıyla, bilgisiyle ve anlatımıyla olsun istiyoruz.
"
Kitaplara, Alevilik konusunu işlediklerini söylediler. İnanın orada anlatılanlar hiçbir şeyi ifade etmiyor. Hiç kimsenin hafızasında kalacak ya da bizi anlatacak durumda değil. O yüzden, Din derslerinin genişletilerek, hakkaniyetli bir şekilde gerçekten çağdaş bir yapıya kavuşturulması lazım. Ülkede her insan okula gidiyorsa, aynı sınıfta her mezhepten her ırktan çocuk eğitim alıyorsa; bu dağılımı da devlet ona göre yapmalı. Farklılaştırmamalı, tek tip olmamalı.
"
Devlet Bakanı Sayın Faruk Çelik, benim de katıldığım bir sempozyumda ?Şundan emin olun, biz kimseyi kendileştirmeye çalışmıyoruz? demişti. Ama görüyoruz ki, geldiğimiz noktada sanki ?dolaşarak ve şirin görünerek kendileştirmeye çalışılıyor? gibi. Bu kendileştirme çalışması, ülkemize hiçbir kâr getirmez. Lütfen herkes birbiriyle empati kursun, birbirine karşı hoşgörülü olsun, olaylara insan sevgisiyle ve tahammülle bakalım. Bu ülkenin ortak değerleri olduğumuzu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım.
"
Biz barış içerisinde yaşıyoruz. Bu konuda Karadeniz Ereğli?yi çok seviyorum. İlçede hiçbir sorun yaşamıyoruz, insanlar gerçekten de birbirlerine karşı tahammüllü ve hoşgörülü. Hep böyle devam etmesini istiyoruz. Bunun yanında, birde insanlar birbirlerinin ayrışma noktalarına değil de sürekli birleşme noktalarına baksalar daha kârlı çıkılacağına inanıyorum.
"
?ÇOK RAHATSIZ EDİCİ BİR DURUM?
Mehmet Ali Erbil, bir gaf yapmıştır. Erbil?in kim olduğunu konuşmaya gerek yok, zaten kamuoyu biliyor. Ama önemli olan Erbil?in şahsı değil. Kendisi özür dilemiştir, kendisini affettirmek istemiştir. Fakat önemli olan bir şey var; bu çağda insanların bilinçaltında halen daha bu gerçek dışı iftiraların olması çok rahatsız edici bir durum. Olmayan bir şeyi yanlış bilgi, yanlış eğitim ve yanlış devlet politikalarıyla; insanların bilinçaltlarına yerleştirmişler ve bu bilinçaltı bir gün birilerinin ağzından çıkıyor. Daha önce de Güner Ümit?in ağzından çıkmıştı. Yani bu, yarın da çıkmayacak anlamına gelmez. Eğer devlet, eğitim ve bilgilendirme konularında bu konuda bir şeyler yapmazsa; ileride daha büyük sıkıntılar yaşayabiliriz. Hoş bir şey mi?
"
Hacı Bektaş-i Veli ?Nefsine ağır geleni başkasına tatbik etme? diyor. Bu sözler kimin nefsine ağır gelmez? İnsan olan herkesin nefsine ağır gelir. Bir şeyi konuşurken empati yapmalı, karşısındakinin de insan olduğunu unutmamalı. Biz bu ülkede Alevisiyle, Sünnisiyle ve diğer etnik gruplarla her yerde arkadaşız. Böyle bir yaşantı sürerken bu tür sözlerin kullanılması, çok da affedilecek bir şey değil. Bu konuda devlete çok büyük görev düşmektedir. Bir an önce, gelecek kuşaklara bu bilgileri doğru bir şekilde aktarmalıdır. Televizyondaki konuşmacıların bu konuda daha akıllı ve daha ikna edici konuşmaları gerekmektedir. Ben şahsi olarak bakmıyorum olaya, genel bilinçaltı olarak bu işin düzelmesi gerektiğine inanıyorum.
"
?ÇAĞDAŞ İNSANLAR YETİŞTİRECEĞİZ?
Karadeniz Ereğli?de, 27 Eylül 2009 tarihinde temeli atılarak çalışmalarına başladığımız Cem Evi?ni 2011 yılı Mayıs ayında hizmete açmayı planlıyoruz. Çalışmalarımız, ayni ve nakdi yardımlarla devam ediyor. Buraya emeği geçen, maddi-manevi destekte bulunan belediyelerimize, siyasilerimize, işadamlarımıza, mimar ve mühendislerimiz ile canlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Bu sıralar çalışmalarımızı hızlandırdık ve dernek faaliyetlerimiz hareketlilik kazansın diye dernek katımıza ağırlık verdik. Cem Evi?ni Mayıs ayında açmayı planlıyoruz.
"
Bizim Cem Evi?miz, Karadeniz Bölgesi?nde şehir merkezinde yapılan ilk Cem Evi?dir. Birinci katta yemekhanemiz olacak, ikinci kat komple dernek katımızdır, üçüncü kat konferans ve toplantı salonu ve 4. katımız da Cem Evi olarak hizmet verecek.
"
Dernek katımızda, çocuklarımız saz, tiyatro, halk oyunu ve semah gibi çalışmalarını yapacaklar. Konferans ve toplantı salonumuzu ileriki günlerde faaliyete geçirdiğimizde ?Bilimsel Çalışma Yuvası? yapacağız. İnsanların bilinçlenmesi için oranın bilim yuvası olmasını istiyoruz. Cem Evi olarak kullanacağımız 4. katımızda da Alevi örf ve adetinin yapılacağı, semahların görüleceği, ibadet ve görgülerin yapılacağı bir yer olacak.
"
Dünyadaki gençlerimize insan sevgisini, vatan sevgisini, Cumhuriyet?e bağlılığı ve aydın geleceğin ışıkları olmalarını öğreteceğiz. Burada ülkesini seven, üreten, sosyal ve kültürel olarak kendisini geliştiren çağdaş insanlar yetiştireceğiz. Buraya Alevi kültürünü öğrenmek isteyen tüm çocuklarımız gelebilir.? (Memleket)
Haber :
ETİKETLER : Yazdır
Çok Okunanlar
» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor
» Henüz BU HAFTA Haber Görünmüyor








